<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog Katalog &#187; Ana Sayfa &#8211; Öne Çıkanlar</title>
	<atom:link href="http://www.blogkatalog.net/category/anasayfa-one-cikanlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.blogkatalog.net</link>
	<description>Türkiye&#039;nin en iyi bloglarının kesişim noktası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Mar 2010 22:33:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sosyal girişimcilik son yıllarda artmakta</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/sosyal-girisimcilik-son-yillarda-artmakta/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/sosyal-girisimcilik-son-yillarda-artmakta/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 02:11:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/sosyal-girisimcilik-son-yillarda-artmakta/</guid>
		<description><![CDATA[<div>
<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>osyal sorunların çözümünde innovasyon kullanmak olarak özetleyebileceğimiz sosyal girişimcilik konsepti son yıllarda oldukça önem kazandı. Sosyal girişimcilik yeni bir kavram değil. Tek bir kişinin tutkularının peşinden gitmesi ile, çok büyük sosyal sorunları çözebileceğini tarih boyunca gördük. Ancak bu alanda çalışan, sosyal girişimcileri gerek maddi gerekse stratejik anlamda destekleyen organizasyonların artmasının sosyal girişimciliğin artmasına direk etkisi var.</p>
<p>Bu kurumlara bir kaç örnek vermemiz&#8230;</p></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>osyal sorunların çözümünde innovasyon kullanmak olarak özetleyebileceğimiz sosyal girişimcilik konsepti son yıllarda oldukça önem kazandı. Sosyal girişimcilik yeni bir kavram değil. Tek bir kişinin tutkularının peşinden gitmesi ile, çok büyük sosyal sorunları çözebileceğini tarih boyunca gördük. Ancak bu alanda çalışan, sosyal girişimcileri gerek maddi gerekse stratejik anlamda destekleyen organizasyonların artmasının sosyal girişimciliğin artmasına direk etkisi var.</p>
<p>Bu kurumlara bir kaç örnek vermemiz gerekirse;</p>
<p>Bill Drayton&#8217;ın 1981 yılında kurduğu <a href="http://www.ashoka.org/">Ashoka</a>, &#8220;Everyone a changemaker&#8221; sloganı ile dünyanın değişik yerlerinde bulunan 2000 sosyal girişimciye maddi ve stratejik yardımda bulundu şimdiye kadar.</p>
<p><a href="http://www.skollfoundation.org/">Skoll Foundation</a>, bu organizasyonlara diğer bir örnek. Ebay&#8217;in kurucu ortaklarından Jeff Skoll, ebay&#8217;den ayrıldıktan sonra, sosyal girişimcilere destek verebilmek amacı ile bu organizasyonu kurdu.</p>
<p><a href="http://www.echoinggreen.org/">Echoing Green</a>&#8216;de 1987&#8242;den beri toplam 450 sosyal girişimciye, 27 milyon $ değerinde destek vererek, tutkusu sosyal değer yaratmak olan insanların hayallerini gerçekleştirmelerini sağladı.</p>
<p>Bunun dışında her geçen gün yeni bir üniversite de sosyal girişimciliği eğitim programlarına dahil etmekte. Stanford Graduate School of Business, Harvard Business School, Berkeley, Oxford University, London School of Economics bunlardan bir kaçı.</p>
<p>Ayrıca Türkiye&#8217;de de Boğaziçi Üniversitesinde bu yıl <a href="http://www.sogla.org/">SOGLA</a>( Sosyal Girişimci Genç Liderler Akademisi) çalışmalarına başladı. SOGLA sosyal girişimciliği gençler arasında yaymayı ve bu alanda Türkiye&#8217;nin öncü genç liderlerini yetiştirmeyi amaçlayan bir sosyal girişim projesi.</p>
<p>Tüm bu çabalar gerçekten umut verici. Ancak yeterli olup olmadığı tartışılır. 2009&#8242;un 3. çeyreğinde ABD&#8217;de normal start-uplara yapılan yatırımlar $1.6 milyar&#8217;ı buldu. Bu da Ashoka&#8217;nın 28 yılda yaptığı yatırımların 10 katı değerinde.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b4b33_7617124_2db44161e7.jpg" alt="" width="488" height="488" /></p>
<p>Dünyayı daha yaşanılır hale getirmek tek sosyal girişimciler ile başarılabilecek bir şey değil. Bu amaca ulaşabilmek için toplumun tüm kesimlerinden destek şart. Ve bu desteğin global anlamda gelmesi bu değişimi daha da hızlandıracak bir etkiye sahip. Şirketler, hükümetler, belediyeler, tüketiciler, vatandaşlar, STKlar, üniversiteler hep birlikte sosyal sorunların çözümü için bir araya gelmenin yöntemlerini bulmalıyız.</p>
<p>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/baskabirdunya.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/07b95_121" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/baskabirdunya.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/07b95_121" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/baskabirdunya.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/73af7_121" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/baskabirdunya.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/73af7_121" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/baskabirdunya.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/69c6d_121" /></a> <img alt="" border="0" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/69c6d_b.gif?host=baskabirdunya.wordpress.com&amp;blog=9918655&amp;post=121&amp;subd=baskabirdunya&amp;ref=&amp;feed=1" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/sosyal-girisimcilik-son-yillarda-artmakta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rijkaard: “Arda gol pozisyonlarını değerlendiremedi”</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/yasam/rijkaard-%e2%80%9carda-gol-pozisyonlarini-degerlendiremedi%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/yasam/rijkaard-%e2%80%9carda-gol-pozisyonlarini-degerlendiremedi%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 04:13:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/yasam/rijkaard-%e2%80%9carda-gol-pozisyonlarini-degerlendiremedi%e2%80%9d/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>alatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, 2 &#8211; 0 galip geldikleri Sivasspor maçınıın ardından yaptığı açıklamada &#8220;Galibiyeti hak ettik&#8221; dedi. Rijkaard, düzenlediği basın toplantısında, maça çok iyi başladıklarını kaydederek, &#8221;Galibiyeti hak ettiğimizi söyleyebiliriz. Sadece 3. golü atamamamıza üzüldüm. Futbolcular çok iyi bir mentalite örneği gösterdiler. Bizim için önemli bir maçtı ve kazandığımız için mutluyuz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Maçta [...]</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>alatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, 2 &#8211; 0 galip geldikleri Sivasspor maçınıın ardından yaptığı açıklamada &#8220;Galibiyeti hak ettik&#8221; dedi. Rijkaard, düzenlediği basın toplantısında, maça çok iyi başladıklarını kaydederek, &#8221;Galibiyeti hak ettiğimizi söyleyebiliriz. Sadece 3. golü atamamamıza üzüldüm. Futbolcular çok iyi bir mentalite örneği gösterdiler. Bizim için önemli bir maçtı ve kazandığımız için mutluyuz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Maçta [...]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/yasam/rijkaard-%e2%80%9carda-gol-pozisyonlarini-degerlendiremedi%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galata’yı Keşfetmek için Geç Değil</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/yasam/galata%e2%80%99yi-kesfetmek-icin-gec-degil/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/yasam/galata%e2%80%99yi-kesfetmek-icin-gec-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 04:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/yasam/galata%e2%80%99yi-kesfetmek-icin-gec-degil/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>on zamanlarda İstanbul&#8217;dan fazla uzaklaşamadım, hazır durum böyleyken İstanbul&#8217;u da anlatayım istiyorum. İstanbul&#8217;u anlatırken de en sevdiklerimi anlatıyorum&#8230; İstanbul deyince benim ilk aklıma gelen Beyoğlu&#8230; İstiklal Caddesinde attığım küçük turlar hep ruhumu dinlendirir. Caddenin sonuna gelince de &#8220;sonuna geldik mi&#8221; derim kendime&#8230;</p>
<p>Aslında sonuna gelmemişizdir, İstiklal Caddesinin sonuna geldiğinizde Tünel çıkar karşınıza, ister atlayın Karaköy&#8217;e inin, ister Tünel&#8217;e gelmeden önceki sokaktan&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>on zamanlarda İstanbul&#8217;dan fazla uzaklaşamadım, hazır durum böyleyken İstanbul&#8217;u da anlatayım istiyorum. İstanbul&#8217;u anlatırken de en sevdiklerimi anlatıyorum&#8230; İstanbul deyince benim ilk aklıma gelen Beyoğlu&#8230; İstiklal Caddesinde attığım küçük turlar hep ruhumu dinlendirir. Caddenin sonuna gelince de &#8220;sonuna geldik mi&#8221; derim kendime&#8230;</p>
<p>Aslında sonuna gelmemişizdir, İstiklal Caddesinin sonuna geldiğinizde Tünel çıkar karşınıza, ister atlayın Karaköy&#8217;e inin, ister Tünel&#8217;e gelmeden önceki sokaktan doğru devam edin&#8230;</p>
<p>O sokaktan devam ettiğinizde daracık arnavut kaldırımlı sağlı sollu önce müzik mağazaları sonra da hediyelik eşya dükkanları size eşlik eder. O yol sizi küçük bir meydana ulaştırır. O meydan Galata Meydani&#8230;</p>
<p><img class="size-medium wp-image-1000 alignnone" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1f880_galatameydani-300x225.jpg" alt="galatameydani" width="270" height="203" /> <img class="alignnone size-medium wp-image-1001" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/30dff_galataninkopekleri-300x200.jpg" alt="galataninkopekleri" width="300" height="200" /></p>
<p>Meydanı çevreleyen cafe ve restaurantlarda bir mola verebilir, az ilerideki küçük meydan kahvesinde Galata Kulesini seyrederek dinlenebilirsiniz.</p>
<p>Ben dinlenmeden doğru kuleye çıkmak istiyorum derseniz meydanın çevresinden dolaşın ve kulenin giriş kapısını bulun. Elinde şehir rehberi ile dolaşan turistleri takip ederek kolayca bulabilirsiniz girişi. Meydandaki kaldırımlara bakarak gidin, kaldırımın üstüne kabartılmış bir kertenkele ile karşılaşabilirsiniz.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1002" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3c180_hazerfen-ahmet-celebi-300x225.jpg" alt="hazerfen-ahmet-celebi" width="300" height="225" />Kule turitik ziyarete açık olduğu gibi kulenin tepesinde bir de <a href="http://www.galatatower.net/" target="_blank">restaurant </a>var, akşamları fasıllı dansözlü özellikle yabancı turistlerin çok ilgisini çeken eğlenceler yapılıyor. Kuleye çıkıp panaromik İstanbul manzarasını izleyebilirsiniz. Yerli ve yabancı turistlere ayrı fiyat tarifesi ile hizmet veriliyor.</p>
<p>Galata Kulesi Hazerfen Ahmet Çelebi adı ile anılır çoğu zaman. 14.yy.da yapılan kule 17.yy.da Hazerfen&#8217;in meşhur atlaması ile meşhurdur.</p>
<p>Galata Kulesine tırmanan Hazerfen yaptığı kanatlarla kendini boğaza doğru bırakmış Üsküdar sırtlarına ulaşmıştır.  Kuleye tırmandığınızda bunu anlatan duvardaki heykeller o günlere bir yolculuk yapmanızı sağlıyor.</p>
<p>Kulenin tepesine çıkınca önce küçük bir başdönmesi yükseklikten dolayı, sonraki başdönmesi ise boğaz ve haliç manzarasının güzelliğinden dolayı&#8230;</p>
<p><img class="size-medium wp-image-1003 alignnone" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/68880_galatamanzarasi-225x300.jpg" alt="galatamanzarasi" width="225" height="300" /> <img class="alignnone size-medium wp-image-1004" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/03376_galatamanzarasi1-225x300.jpg" alt="galatamanzarasi1" width="225" height="300" /></p>
<p>Kulenin yukarıdan manzarasının güzel olduğu kadar kulenin kendisi de başlı başına güzel&#8230; Kulenin çevresinde dolaşırken Hazerfen olup uçasınız gelirse şaşmayın.</p>
<p>Kuleden inip ara sokaklarda geçmişe bir yolculuk yapmayı da ihmal etmeyin.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1006" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/20485_galatagunduz-300x225.jpg" alt="galatagunduz" width="270" height="203" /> <img class="alignnone size-medium wp-image-1007" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/fabf2_galatagece-2-300x200.jpg" alt="galatagece-2" width="300" height="200" /></p>
<p>İstanbul&#8217;da yaşayıp da Galata&#8217;ya hiç gitmedim diyenlerle karşılaşınca bu yazıyı yazmak istedim.</p>
<p>İstanbul&#8217;un sadece karmaşa gürültüsünü yaşamak İstanbul&#8217;u yaşamak değildir&#8230; İstanbul&#8217;un güzelliklerinin tadını çıkarmayı unutmayın!</p>
<h3>Bunlarda İlgini Çekebilir</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/2009/10/31/bu-kahvenin-kopugunde-manda-bile-batmaz/" title="Bu Kahvenin Köpüğünde Manda Bile Batmaz">Bu Kahvenin Köpüğünde Manda Bile Batmaz</a></li>
<li><a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/2009/10/27/motorsiklet-egitimi-sart/" title="Motorsiklet Eğitimi Şart! ">Motorsiklet Eğitimi Şart! </a></li>
<li><a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/2009/10/21/sabiha-gokcende-otopark-ucretsiz-mi/" title="Sabiha Gökçen’de Otopark Ücretsiz mi?">Sabiha Gökçen&#8217;de Otopark Ücretsiz mi?</a></li>
<li><a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/2009/09/01/yasamaya-istanbulda-baslamisim-gibi/" title="Yaşamaya İstanbul’da Başlamışım Gibi…">Yaşamaya İstanbul&#8217;da Başlamışım Gibi&#8230;</a></li>
<li><a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/2009/08/17/gunun-fotografi-yunuslar/" title="Günün Fotoğrafı: Yunuslar">Günün Fotoğrafı: Yunuslar</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/yasam/galata%e2%80%99yi-kesfetmek-icin-gec-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelmiş Geçmiş En Başarılı Sosyal Medya Kampanyası: Barack Obama</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/teknoloji/gelmis-gecmis-en-basarili-sosyal-medya-kampanyasi-barack-obama/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/teknoloji/gelmis-gecmis-en-basarili-sosyal-medya-kampanyasi-barack-obama/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 19:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/teknoloji/gelmis-gecmis-en-basarili-sosyal-medya-kampanyasi-barack-obama/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">O</span>bama, ana kampanyasını gençler üzerine kurguladığında, bu gençlere nasıl ulaşacağını çok iyi biliyordu. Gençler televizyon izlemiyor, gazete &#8211; dergi okumuyor, onun yerine sosyal ağlar üzerinden iletişimde bulunuyorlardı. Sosyal medyanın bilincinde olan Obama da bu gücü kullanarak ve örgütleyerek dünya&#8217;daki en büyük sosyal medya başarısına imza attı. Kampanyanın sonunda  Amerika Başkanı seçildi. Peki ne yapmıştı Obama ve nasıl yapmıştı?</p>
<p>Bunun için ilk&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">O</span>bama, ana kampanyasını gençler üzerine kurguladığında, bu gençlere nasıl ulaşacağını çok iyi biliyordu. Gençler televizyon izlemiyor, gazete &#8211; dergi okumuyor, onun yerine sosyal ağlar üzerinden iletişimde bulunuyorlardı. Sosyal medyanın bilincinde olan Obama da bu gücü kullanarak ve örgütleyerek dünya&#8217;daki en büyük sosyal medya başarısına imza attı. Kampanyanın sonunda  Amerika Başkanı seçildi. Peki ne yapmıştı Obama ve nasıl yapmıştı?</p>
<p>Bunun için ilk yapması gereken projenin başına en uygun kişiyi getirmekti. Bu kişi Mark Zuckerberg ile birlikte Facebook&#8217;u kuran 1983 doğumlu <a href="http://www.crunchbase.com/person/chris-hughes" target="_blank">Chris Hughes</a> idi. Chris göreve gelmeden önce <a href="http://www.barackobama.com/">barackobama.com</a> yayındaydı ama o da etkin olarak kullanılmıyor ve Obama konuşma yaptığı zamanlarda trafiği kaldıramayarak çöküyordu.<span></span></p>
<p>Chris, Nisan 2007&#8242;de Facebook&#8217;tan ayrılarak bu kampanyanın online direktörü oldu. Riskli bir karardı aslında bu. Facebook gibi bir şirketi kurduktan sonra bırakmak pek alışılmış bir şey değildi.  Amerika Başkanı&#8217;nı seçtirme etkisinin verdiği heyecan ile bu riski göze aldı. Pişman da olmadı, bu başarı ona prestij ve 2008 yılının <a href="http://www.invesp.com/2008/top-10-marketers-of-2008.html" target="_blank">en iyi pazarlama profesyoneli listesinde</a> birincilik getirmişti, üstelik Guy Kawasaki, Michael Arrington, Pete Cashmore gibi isimleri geride bırakarak.</p>
<p>Göreve geldiğinde, ilk olarak yaptığı iş <a href="http://barackobama.com" target="_blank">Barackobama.com&#8217;u</a> düzeltmek oldu. Bir diğer site ise <a href="http://mybarackobama.com" target="_blank">mybarackobama.com</a> idi. Burayı Facebook tarzı bir sosyal ağa çevirdi. Kullanıcıların kendi bloglarını yaratmasına izin verdi. Web 2.0&#8242;ın temeli olan içeriği kullanıcılara ürettirdi ama bu içeriği de çok güzel yönlendirdi ve yönetti. Obama severlerin kendi etkinliklerini organize edebilecekleri bir ortamı kolaylaştırdı.<br />
<img class="size-large wp-image-6966    aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/087f3_barackobama-640x399.jpg" alt="barackobama" width="640" height="399" /></p>
<p>Bu sosyal ağ vasıtası ile gençlerin dikkatini çekmeyi başaran Obama, gençleri interaktif bir şekilde seçim sürecinin içine kattı. Genç seçmenler kendilerinin de politikanın bir parçası olduklarını hissettiler. Amerika&#8217;da siyaset, özellikle ilk defa oy kullanacak kitlenin hiç ilgisini çekmezken, bu gençler kendi istekleri ile aktif siyasetin içinde rol oynadılar. Artık bir politikacının sıkıcı konuşmasının dinleyicisi değil bu sürecin bir parçasıydılar.</p>
<p>Obama, ilk başta e-posta ile iletişim kurdukları gençlere mobil kampanyalar ve sms ile de ulaşıyordu. Bu süreçte bazı kişiler öne çıkınca hemen bu konuda blog yazmaları teşvik ediliyordu. Kendi yarattıkları sosyal ağın yanı sıra Facebook, Twitter, Friendfeed ve diğer sosyal ağlar da çok etkin bir şekilde kullanılıyordu. Hatta bir Obama gönüllüsü Myspace&#8217;de 160.000 kişilik bir arkadaş grubu yaratmıştı.</p>
<p>Bu kampanya offline tarafta da çok güçlü destekleniyordu. İletişim genel olarak üniversite ve üniversite olan kentler üzerine yoğunlaştırılıyor ve bu sitenin reklamı çok iyi yapılıyordu.</p>
<p>Kampanya içinde &#8220;Viral Pazarlama&#8221; çok etkili iyi bir şekilde yönetiliyordu. <a href="http://www.youtube.com/results?search_query=super+obama+girl&amp;search_type=&amp;aq=f" target="_blank">&#8220;Super Obama Girl&#8221;</a> isimli bir bir video dizisi oluşturulmuş ve bu <a href="http://www.youtube.com/watch?v=AIiMa2Fe-ZQ&amp;feature=fvst" target="_blank">videonun 5. bölümü</a>, sadece YouTube&#8217;da 15 milyon kere izlenmişti. Seriyi bu ekip yapmasa da, videoların dağılımı için gereken özeni göstermişlerdi.</p>
<p>Kampanyanın Advergaming tarafı da unutulmamıştı. X-box için &#8220;Race to White House&#8221; (Beyaz Saray Yarışı) isimli bir oyun yaratılmış ve buna benzer diğer web tabanlı oyunlar ile gençlerin ilgisi kampanyaya çekilmişti.</p>
<p>Bu arada sitede bulunan &#8220;bağış yap&#8221; tuşu ile gençler, bütçelerini zorlamayacak şekilde kampanyaya finansal olarak da destek oluyorlar ve tarihin en büyük bağışını toplamayı başarıyorlardı. Bu ayrıca, dünyanın en büyük ve aktif gönüllü ordusuydu. Gençler kampanyanın bir parçası olarak hissettikleri için oy vermekten ziyade, kampanya için gönüllü olarak çalışmayı, hatta ceplerindeki parayı istekli bir şekilde Obama için harcamayı bir ayrıcalık olarak görüyorlardı.</p>
<p>Obama ve ekibi gençleri ikna etmenin ve örgütlemenin daha iyi bir yolu olmadığının bilincindeydiler. Onun için yapılmamışı yaptılar, risk aldılar, profesyonel davrandılar ve çok büyük bir başarıya imza attılar. Bu kampanyadan Türk siyasetinin ve ülkemizdeki Sosyal Medya Stratejistlerinin öğrenecekleri çok şey var. Bu sebeple, bu kampanyadaki her bir Sosyal Medya aracının daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesini tavsiye ederim.</p>
<p><i>Bu yazı <strong>Hasan Başusta</strong> tarafından yazılmış olup <strong><a href="http://www.webrazzi.com">Webrazzi.com</a></strong>&#8216;da yayınlanmıştır.</i></p>
<hr noshade size="1"><strong>Sponsorlarımız: </strong><a href="http://www.adrazzi.com/adserver/www/delivery/ck.php?oaparams=2__bannerid=6__zoneid=3__cb=9c343ae180__oadest=http%3A%2F%2Fwww.virgulklik.com%2Fyayinci-basvuru.html%3Fref%3Dwebrazzi">Virgül</a> l <a href="http://www.adrazzi.com/adserver/www/delivery/ck.php?oaparams=2__bannerid=8__zoneid=8__cb=385bcf53c5__oadest=http://www.reklamstore.com">ReklamStore</a> l <a href="http://www.adrazzi.com/adserver/www/delivery/ck.php?oaparams=2__bannerid=7__zoneid=0__log=no__cb=b24dffc1c9__oadest=http://www.sadecehosting.com/?referer=webrazzi">SadeceHosting</a> l <a href="http://www.adrazzi.com/adserver/www/delivery/ck.php?oaparams=2__bannerid=31__zoneid=9__cb=38222f4478__oadest=http://www.sendloop.com">Sendloop.com</a> l <a href="http://banman.mail2web.com/a.aspx?Task=Click&amp;ZoneID=48&amp;CampaignID=46&amp;AdvertiserID=1&amp;BannerID=182&amp;SiteID=1">MyHosting</a><br /><i>Webrazzi&#8217;ye <strong><a href="http://www.webrazzi.com/reklam">sponsor olmak</a></strong> ister misiniz?</i></p>
<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8qdibl3YIDWDKy5nCqp29TPcVf8/0/da"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/087f3_di" border="0"></img></a><br />
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8qdibl3YIDWDKy5nCqp29TPcVf8/1/da"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/520d4_di" border="0"></img></a></p>
<div>
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/webrazzi?a=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:qj6IDK7rITs"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/520d4_webrazzi?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/webrazzi?a=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:bcOpcFrp8Mo"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3e75d_webrazzi?d=bcOpcFrp8Mo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/webrazzi?a=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:I9og5sOYxJI"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3e75d_webrazzi?d=I9og5sOYxJI" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/webrazzi?a=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:yIl2AUoC8zA"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3e75d_webrazzi?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/webrazzi?a=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:D7DqB2pKExk"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3e75d_webrazzi?i=_UgfSQ1FqrU:bUR-KoV5gOY:D7DqB2pKExk" border="0"></img></a>
</div>
<p><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/15ba7__UgfSQ1FqrU" height="1" width="1" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/teknoloji/gelmis-gecmis-en-basarili-sosyal-medya-kampanyasi-barack-obama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Kişiselleştirilmiş Pazarlama” Her Zaman Kazandırır mı?</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/%e2%80%9ckisisellestirilmis-pazarlama%e2%80%9d-her-zaman-kazandirir-mi/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/%e2%80%9ckisisellestirilmis-pazarlama%e2%80%9d-her-zaman-kazandirir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 21:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/%e2%80%9ckisisellestirilmis-pazarlama%e2%80%9d-her-zaman-kazandirir-mi/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>on yılların en baş döndürücü teknolojik gelişmelerinin başında telekomünikasyon ve Internet dünyasında olup bitenler geliyor. Herkesin, her an, her yerde ulaşılabilir ve iletişim kurulabilir durumda olması sadece gündelik yaşamı ve iş dünyasını hızla mobilize etmekle kalmıyor, pazarlamacılar için de tüketicilerini daha yakından tanımak ve onlarla bireysel düzeyde ilişkiler kurmak için elverişli bir ortam yaratıyor. Bu birebir ilişki kurabilme avantajının en&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">S</span>on yılların en baş döndürücü teknolojik gelişmelerinin başında telekomünikasyon ve Internet dünyasında olup bitenler geliyor. Herkesin, her an, her yerde ulaşılabilir ve iletişim kurulabilir durumda olması sadece gündelik yaşamı ve iş dünyasını hızla mobilize etmekle kalmıyor, pazarlamacılar için de tüketicilerini daha yakından tanımak ve onlarla bireysel düzeyde ilişkiler kurmak için elverişli bir ortam yaratıyor. Bu birebir ilişki kurabilme avantajının en önemli sonuçlarından biri de çoğumuzun gitgide artan sıklıkta karşılaştığı “kişiselleştirme” faaliyetleri.</p>
<p>Kişiselleştirme uygulamaları pazarlamacılar tarafından ürün ve hizmet geliştirmeden, iletişim, reklam ve promosyonlara, fiyat belirlemeden, müşteri ilişkileri yönetimi politikalarına kadar birçok alanda yaygın olarak kullanılmakta. Özellikle Internet pazarında gitgide daha fazla ilgi gören kişiye özel ürünler bunun başlıca örneklerinden biri. Artık tüketiciler spor ayakkabıdan tişörte, kalemden kahvaltı gevreğine, oyuncak bebekten masal kitabına, mücevherden bisiklete kadar <a href="http://www.chatterboxtr.com/tuketen-uretici-prosumer/" target="_blank">sayısız ürünü çeşitli özellikleri ekleyip çıkararak tamamen kendi istekleri doğrultusunda oluşturabiliyorlar</a>. Diğer yandan cep telefonlarımız ya da e-posta kutularımız “bize özel” tanıtım, reklam ve promosyon önerileriyle dolup taşıyor. Hatta Internet müzayedeleri ya da “kendi-fiyatını-kendin belirle (name-your-own-price)” modelleriyle ürün ya da hizmetler için ödenen bedeller bile kişiden kişiye değişebiliyor.</p>
<p>Peki bu kişiselleştirme uygulamaları her durumda tüketiciyi memnun ediyor mu, ya da her ürün, marka ve hizmet için avantaj sağlıyor mu? Pazarlamacıların bu tür faaliyetlere “teknoloji bunu yapılabilir hale getirdiği için” ya da “rakiplerden geride kalmamak için” iyi bir planlama yapmayı ihmal ederek girişmesi beklenen sonuçların elde edilememesine, hatta marka imajının zarar görmesine neden olabiliyor. Bu nedenle firmaların kişiselleştirme uygulamalarında birkaç anahtar noktada çok dikkatli ve özenli olmaları gerekiyor.</p>
<p><a href="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9d188_New-Image13.JPG"><img class="aligncenter size-full wp-image-387" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9d188_New-Image13.JPG" alt="New Image13" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Bu tür uygulamalarda kaçınılması gereken en önemli hatalardan biri <strong>samimiyetsizlik</strong>. Hayatınızda sadece bir kez gittiğiniz bir otel ya da restorandan “siz değerli müşterimize özel” hitabıyla bir indirim ya da kampanya haberi geldiğinde kendinizi gerçekten özel hissediyor musunuz? Ya da çok uzun süredir kullanmadığınız bir kredi kartının müşterisi olarak size çok özel faizlerle kredi olanağı sunan bir teklif sizi düşündürüyor mu? Bu ve bunun gibi samimiyetsiz tekliflerin tüketiciler tarafından ilgi görme olasılığı oldukça düşük.</p>
<p>Kişiselleştirme çabalarının en belirgin sorunlarından bir diğeri de tüketici için <strong>anlamlı bir fayda sunamama</strong>kla ilgili. Bu tür faaliyetler müşteri tarafından da bir girdi (“input”) gerektiriyor. Ya firmaya kendinizle ilgili yüklü miktarda bilgi vermeniz ya da bir ürün ya da hizmeti istediğiniz gibi özelleştirmek için üzerinde bilfiil çalışmanız gerekiyor. Bunun karşılığında tüketici kendisine belirgin derecede fayda sağlayan bir sonuç elde etmek istiyor. Bu, herkestekinden farklı ve ilginç bir ürün ya da kendisini tanıyan bir kurumla çalışmanın sağladığı işlem kolaylığı olabilir. Örneğin, bir havayolu şirketi birkaç yıldır her Ramazan Bayramı’nda aynı uçuş hattını kullandığınızı farkederek bu kez size bayramdan bir süre önce cazip bir fiyatla aynı hat için teklifte bulunsa işte o zaman bunun gerçekten “size özel” ve iyi düşünülmüş, akıllıca planlanmış bir uygulama olduğu ve tüketiciye anlamlı bir fayda sağladığı söylenebilir. Bu fayda her zaman ekonomik olmak zorunda da değil. Bir Internet sitesinden daha önce yaptığınız alışverişlerin ve sizin kişisel özelliklerinizin dikkate alınması ve bir sonraki alışverişinizde size buna göre yeni tekliflerde bulunulması da basit, size doğrudan maddi kazanç sağlamayan, ama alışverişinizi kolaylaştıran ya da renklendiren bir uygulama. Belki milyonlarca çeşidin arasında kendi kendinize arayıp bulamayacağınız yeni ürünlerin önünüze konması anlamlı bir fayda örneği.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/09/dreamstime_5097744_300.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-388" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b351e_dreamstime_5097744_300-199x300.jpg" alt="Kişiselleştirilmiş Pazarlama" width="199" height="300" /></a>Diğer yandan gerçekten kişiye özel avantajlar sunabilen bu tür akıllı sistemlerin oluşturulması ve yönetilmesi oldukça ciddi bir yatırım gerektiriyor. Firmaların bu yatırımın getirisini sağlama çabaları da tüketicilere bazı <strong>ekstra maliyetler</strong> getiriyor. Kendi isteğinize göre tasarladığınız hatta üzerine isminizi yazdırdığınız bir spor ayakkabıyı üretip size yollayan firma, elbette bunun için standart bir spor ayakkabı için ödediğinizden biraz daha <strong>yüksek bir fiyat</strong> talep ediyor ve bu işin <strong>risk</strong>ini de üstlenmenizi bekleyerek iade kabul etmiyor. Bu işin maddi boyutu. Bir de maddi olmayan maliyet var ki birçok tüketiciyi daha da zorlayan kısım belki de bu: <strong>bilgi verme maliyeti</strong>. Tüketiciler kişiselleştirme uygulamalarından faydalanabilmek için çok fazla bilgi vermek zorunda kalabiliyorlar. Ancak firmanın da bu bilgiyi almadan, az önce sözünü ettiğimiz anlamlı fayda sunan ve gerçekten kişiye özel olan teklifleri sunmaları kolay değil. Burada en akıllıca yaklaşım müşteri bilgisini toplama sürecini adım adım ve müşteriyi fazla yormadan yapmak. Müşteriler ilk kez alışveriş ettikleri bir Internet sitesinin kendilerini demografik özellikleri, ilgi alanları, daha önce Internet’ten satın aldıkları tüm ürünler, vs. gibi birçok konuda soru yağmuruna tutmasından kesinlikle hoşlanmayacaklardır. Bu bilginin bir kerede değil zaman içinde zenginleştirilip güncellenecek bir yapıda derlenmesini sağlayan sistemler firmalar için çok daha iyi sonuç verecektir.</p>
<p>Elbette müşteri bilgisini toplama sürecinin <strong>kişisel mahremiyeti zedelememesi</strong> da çok önemli. Hiç tanımadığımız, adını dahi duymadığımız firmalardan gelen tekliflerin bizi rahatsız etmesinin başlıca nedeni bu. Bu durumlarda sorduğumuz ilk soru: “Beni nereden buluyorlar ya da tanıyorlar?” oluyor. Kısacası kişiselleştirilmiş uygulamalar firma ile müşteri arasında mevcut ve sürekli bir ilişki varken marka ya da firma bağlılığını besleyebilir ancak hiç tanımadığınız yerden şahsınıza gelen bir teklif memnuniyetten önce soru işareti yaratarak firmanın marka imajını zedeleyebilir.</p>
<p>Özetle, kişiselleştirme uygulamaları çok iyi planlanması gereken ve öncelikle çok akıllı bir altyapı üzerine kurgulanması gereken faaliyetlerdir. Bu uygulamalar ancak kurumun müşteri verisini doğru zamanlamayla ve doğru biçimde derleyen ve bu bilgiyi anlamlandırabilen bir sistemi varsa; bunun da ötesinde bilgiye dönüşen bu veriyi yorumlayıp anlamlı pazar sunularına dönüştürebilecek pazarlama yöneticileri de mevcutsa müşteri memnuniyet ve sadakatini ciddi biçimde artırabilir, marka imajını olumlu yönde besleyebilir, uzun vadede de kar getirebilir. Ancak görünürde kişiselleştirme kisvesi altında kısa vadede kar elde etmeyi hedefleyen her türlü faaliyet firmaya hem maddi hem marka imajı yönünden zarar olarak geri dönecektir.</p>
<p><em>Bu yazı </em><a href="http://www.chatterboxtr.com/"><em>ChatterBoxtr.com</em></a><em>‘da yayınlanmak üzere Hande Kımıloğlu tarafından yazılmıştır.</em></p>
<p><em><img class="aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1c17e_handekimiloglu.png" alt="" width="575" height="125" /><br />
</em></p>
<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gn4Tp9ju8skFIW1Rj3t5YnKw3es/0/da"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8be9d_di" border="0"></img></a><br />
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gn4Tp9ju8skFIW1Rj3t5YnKw3es/1/da"><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c8e79_di" border="0"></img></a></p>
<p><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c8e79_cf40-TM48i0" height="1" width="1" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/%e2%80%9ckisisellestirilmis-pazarlama%e2%80%9d-her-zaman-kazandirir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı Basın Kartlı Blog Yazarları</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/kultur-sanat/genel-kultur/sari-basin-kartli-blog-yazarlari/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/kultur-sanat/genel-kultur/sari-basin-kartli-blog-yazarlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/kultur-sanat/genel-kultur/sari-basin-kartli-blog-yazarlari/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">H</span>atırlayan hatırlar yıllar önce blogger toplantılarının birisinde &#8220;Sarı basın kartı neden almıyoruz?&#8221; demiştim. O zamanlar için çok erken bir talep olmalı ki bolca gülünmüştü.   Sonra&#8230;</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">H</span>atırlayan hatırlar yıllar önce blogger toplantılarının birisinde &#8220;Sarı basın kartı neden almıyoruz?&#8221; demiştim. O zamanlar için çok erken bir talep olmalı ki bolca gülünmüştü.   Sonra&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/kultur-sanat/genel-kultur/sari-basin-kartli-blog-yazarlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Twitter’ı Sevmemeniz Önemli Değil.</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/twitter%e2%80%99i-sevmemeniz-onemli-degil/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/twitter%e2%80%99i-sevmemeniz-onemli-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 07:11:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ana Sayfa - Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/twitter%e2%80%99i-sevmemeniz-onemli-degil/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">A</span>kşam gazetesinden Serdar Turgut ve Oray Eğin, <a title="fatmanur erdogan, twitter" href="http://twitter.com/fatierdogan" target="_blank">twitter’a ilk adapte olan</a> gazeteciler arasında.  70-80 kişilik bir medya mensubu, bu yeni mecraları anlamaya çalışıyor.  Yazılarının <a title="twitter, serdar turgut, oray eğin, fatmanur erdoagn" href="http://www.aksam.com.tr/2009/10/21/yazar/14692/serdar_turgut/sanirim_asik_oldum.html" target="_blank">arasına atıştırıveriyor</a>.</p>
<p>‘Twitter’da yazmıştım….’ cümleleri daha sık yer alır oldu.</p>
<p>Sosyal medyanın içinde uzun zamandır olan ve yoğun olarak kullananlar da, arada bir bu ortamlara yeni olanlarla gırgır geçmeyi ihmal etmiyor.  Hakları olan durumlar olmuyor değil…</p>
<p>‘Twitter’ı msn gibi kullananların&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">A</span>kşam gazetesinden Serdar Turgut ve Oray Eğin, <a title="fatmanur erdogan, twitter" href="http://twitter.com/fatierdogan" target="_blank">twitter’a ilk adapte olan</a> gazeteciler arasında.  70-80 kişilik bir medya mensubu, bu yeni mecraları anlamaya çalışıyor.  Yazılarının <a title="twitter, serdar turgut, oray eğin, fatmanur erdoagn" href="http://www.aksam.com.tr/2009/10/21/yazar/14692/serdar_turgut/sanirim_asik_oldum.html" target="_blank">arasına atıştırıveriyor</a>.</p>
<p>‘Twitter’da yazmıştım….’ cümleleri daha sık yer alır oldu.</p>
<p>Sosyal medyanın içinde uzun zamandır olan ve yoğun olarak kullananlar da, arada bir bu ortamlara yeni olanlarla gırgır geçmeyi ihmal etmiyor.  Hakları olan durumlar olmuyor değil…</p>
<p>‘Twitter’ı msn gibi kullananların uyanmasını sabırla bekliyoruz’ genellikle yorumlar arasında…</p>
<p><strong>Medya mensuplarının gelişen iletişim teknolojilerini denemeye başlamış olması bana ümit veriyor.  İletişim sektörünün içinde olup da bu araçların nasıl işlediğini anlamamak kabul edilir olmamalı.</strong> Bu yüzden, twitter’ı -msn gibi de olsa- kullananların olmasını ben müthiş destekliyorum.  Uzaktan izlemektense, içine girip deneme yanılma yöntemiyle öğrenmek en etkin olanı.</p>
<p>Twitter ilk çıktığında onu ilk benimseyen bizler de bu aracı nasıl kullanmamız gerektiği konusunda benzer davranıyorduk.  İçine girdikçe, öğrendikçe, nasıl kullanmamız gerektiğini daha iyi öğrendik.  Ve her gün, yeni bir şey daha öğreniyor ve öğrendiklerimiz yönünde taktik geliştiriyoruz.</p>
<p>Twitter’ı ilk kullanmaya başladığımda, aklımda sadece nasıl bir çizgide durmak istediğim konusunda net bir fikir vardı.  Daha sonra, bu alanın ilklerini ve en popüler olanlarını incelemeye başladım.  Hürriyet Daily News’da her Cuma Girişimcilik üzerine yazdığım yazılarımdan <a title="cut your teeth on twitter, fatmanur erdogan, hurriyet daily news" href="http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=cut-your-teeth-on-twitter-2009-08-13" target="_blank">‘Cut Your Teeth On Twitter</a>’ da etkin bulduğum 3 stile yer verdim.  <a title="fast company, twitter, fatmanur erdogan" href="http://www.fastcompany.com/blog/dan-macsai/popwise/report-nine-scientifically-proven-ways-get-re-tweeted-twitter" target="_blank">Fast Company, bu konuda</a> benden daha yoğun bir araştırma yapmış olan <a title="dan zarella, twitter, fatmanur erdogan" href="http://danzarrella.com/bio" target="_blank">Dan Zarella’ya</a> kulak vermiş.  <strong>Zarella, 9 ay boyunca 5 milyon tweet ve 40 milyon re-tweet’i (RT) incelemiş. </strong> Tweet’ler yapıldığında, hangi kelimeleri kapsadığını, linklerinin olup olmadığını gösteren bir dizi faktörü analiz etmiş.</p>
<p>Örneğin ben URL’leri kısaltmak için adjix.com kullanırdım.  Bunun bile çok uzun olduğundan artık itibar görmediğini ve daha kısa bir URL kısaltma servisi kullanmam gerektiğini öğrendim.  <a title="fatmanur erdogan, short url" href="http://ow.ly" target="_blank">Yeni tercihim ow.ly. </a></p>
<p><strong>Biz Türkler için Twitter’ın faydalı olabileceği enteresan bir alan olduğunu düşünüyorum.<br />
</strong><br />
Kendimizi kısa ve net olarak ifade edebilme yeteneği.</p>
<p>Sebebine gelince. Soru sorulması gereken bir ortamda kaçımız tek bir cümle ile sorumuzu sorabiliyoruz?</p>
<p>Kaçımız 5 dakika kendimizi ifade etmeye çalışma zorunluluğu hissetmeden sorumuzu açık ve anlaşılır olarak sorabiliyoruz?</p>
<p>Kaçımız düşüncelerimizi net ve keskin bir dille ifade edebiliyoruz?</p>
<p>Genele baktığımızda ortaya çıkan tablo biraz yorucu.  Bu sebeple, twitter belki bizlere düşüncelerimizi toparlayabilmeyi, netleştirebilmeyi ve daha etkin ifade etmeyi sağlar.  Düşünceleri 140 karaktere sığdırabilmek o kadar kolay değil.  Belki iyi bir pratik yapmamızı sağlayan faydalı bir platform olabilir twitter.</p>
<p>Hedefiniz kendinizi daha net ifade edebilmekse, twitter bir araç olabilir.  Bu noktada uzmanlaşmaksa, farklı bir takım araçları ve yöntemleri sıkça kullanmak ve bolca pratik yapmakla mümkün.</p>
<p><strong>Tecrübe dediğimiz şey, işte aslında bu sebeple mühimdir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/twitter%e2%80%99i-sevmemeniz-onemli-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribi aşısı Türkiyede</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/yasam/domuz-gribi-asisi-turkiyede/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/yasam/domuz-gribi-asisi-turkiyede/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 07:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/yasam/domuz-gribi-asisi-turkiyede/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">D</span>ünya Sağlık Örgütü, domuz gribiyle mücadele için alarm seviyesini en yükseğe çıkardı, 6. dereceye yükseltti. Dünya Sağlık Örgütü şimdiye kadar 167 kişinin domuz gribi yüzünden öldüğünü açıkladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de 21 kişi de virüse rastlandı.</p>
<p>Dünya hastalığa karşı aşı geliştirilmesini bekliyordu, sonunda haber geldi. Üç büyük ilaç firması aşı geliştirdiğini açıkladı. Domuz gribi &#8230;</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">D</span>ünya Sağlık Örgütü, domuz gribiyle mücadele için alarm seviyesini en yükseğe çıkardı, 6. dereceye yükseltti. Dünya Sağlık Örgütü şimdiye kadar 167 kişinin domuz gribi yüzünden öldüğünü açıkladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de 21 kişi de virüse rastlandı.</p>
<p>Dünya hastalığa karşı aşı geliştirilmesini bekliyordu, sonunda haber geldi. Üç büyük ilaç firması aşı geliştirdiğini açıkladı. Domuz gribi &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/yasam/domuz-gribi-asisi-turkiyede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Şey Üzerine Betimlemeler</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/iki-sey-uzerine-betimlemeler/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/iki-sey-uzerine-betimlemeler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 22:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa - Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/iki-sey-uzerine-betimlemeler/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">L</span>iberalizm, birey var oldukça doğru olandır- olması gerekendir. Özgürlük bilincinden doğan haklı bir basamaktır ; insan- <em>kendisi olan insan</em>- istence sahiptir doğal olarak ve bu istenç, vicdanla eşgüdümlü olduğu sürece kutsanmalıdır da. Liberal, temel ve evrensel insan haklarını, hukukun üstünlüğünü savunduğu içindir ki onun moral yetisinden övgüyle bahsedilebilir. Ancak liberalin moral yetisinin sınırı ‘pür liberalliğe’ kadardır. Ötekinin hakkını umursamayan pür liberal, aslında&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">L</span>iberalizm, birey var oldukça doğru olandır- olması gerekendir. Özgürlük bilincinden doğan haklı bir basamaktır ; insan- <em>kendisi olan insan</em>- istence sahiptir doğal olarak ve bu istenç, vicdanla eşgüdümlü olduğu sürece kutsanmalıdır da. Liberal, temel ve evrensel insan haklarını, hukukun üstünlüğünü savunduğu içindir ki onun moral yetisinden övgüyle bahsedilebilir. Ancak liberalin moral yetisinin sınırı ‘pür liberalliğe’ kadardır. Ötekinin hakkını umursamayan pür liberal, aslında kendini de ötekileştirdiğinin farkında değildir- ve bunu erdem saydığı ölçüde bilgisizdir. Pür liberallik, ana liberalizm akımından dışlanmış olsa da , sapkın bir dürtü olarak onun içinde gizil olandır ve ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu sapkın dürtü,  kapitalizm adıyla tezahür eder – hep istemeye, kendi için istemeye olan eğilim. Bir ahlaksal bozukluk olarak kapitalizm- <em>kapitale tapınma ritüeli</em>-  üretimi ve verimi tanrısallaştırır; bunun sonucu  bireyin materyalleşmesidir .  Kapitalist de kendine yabancılaşmıştır; dürtülerinin esiridir çünkü o artık. Nitekim  Lenin,  “Emperyalizm , Kapitalizmin Son Aşamasıdır” derken haklıdır ; ancak tipik bir Marksist sanrısı içinde olduğundan, aynı zamanda da güçlü bir ruhbilimsel önerme  ortaya attığının farkında değildir.<br />
Sosyalizm ise liberalizmin yanlış olduğu denli doğrudur.  Birey, toplumu oluşturduğunun farkındaysa eğer,  bireysel hırsından vazgeçmesi moral olarak doğru olandır. Sosyalistin onuru, insanın vahşi doğaya serbestçe salınmasına olan karşı-duruşunda,  ezilenin hep ezilen kalmasına olan diklenişinde yatar. Görünürde bireyi özgürleştirir; ancak salt proleterleri zincirlerinden kurtarmanın verdiği hafiflik ve onda gizil olan birey ve özgürlük düşmanlığı, sosyalistin erdeminin tükendiği yerdir. Erdemsizliğinin kaynağı, bütün tarihi salt sınıf mücadelesine indirgemesinde yatmaktadır.  Bireyin etkenliğini yok sayar ; edilgenlik bireyin kaçınılmaz yazgısıdır. Doğayı açıklarken materyalizmi temel almasında ve pozitivizmi övmesinde ne kadar haklıysa, dünya tarihini açıklarken yalnızca olgulara başvurmasında- <em>insanı materyalleştirmesinde</em>- o derece haksızdır. Çünkü Dünya Tinini bilmez ya da kavramak istemez . Ve komünizme ulaşıldığında, onun burjuvanın iktidarı olarak betimlediği devlet, kendini ortadan kaldıracaktır. Bunu sevinçle düşler Marksist-Sosyalist ; çünkü özgürlüğü ve bireyselliği yeterince tanımaz. Devletin, özgür bireylerin nesnel uslamlaması olduğunu ıskalar ve ona göre <em>Devlet varsa özgürlük yoktur.Özgürlük olduğunda ise devlet olmayacaktır</em> (Lenin).<br />
Geist ( Tin),  ilkin kendi varlığını tanır. Öznel olarak benliğini ve özgürlüğünü deneyimler. Sonrasında başka bedenleri ve zihinleri de farketmeye başlar. Bu süreçte o artık, öznelden nesnele geçişi yaşar; çünkü ötekinin de tıpkı kendi gibi varolduğu bir dünyada bulur kendini.  Ve en sonunda Mutlak Tine  ulaşma yolundadır;  nesnel olan, herkes için geçerli olan, evrensel ahlak -  <em>Us, Yasa ve Devlet</em>- belirir (Hegel).  Eğer liberalizm birey demekse, o  tezdir;   sosyalizm de onun antitezidir. İkisinin ahlaksal sapkınlıkları ancak ve ancak tinsel bir birlikte eriyip yokolabilir; bu birlik, karşıtların diyalektik biroluşundan başka birşey değildir. Olması gereken sentezdir;  içlerinde başından beri varolan Kötü’yü yokederek ve yine içlerinde başından beri varolan İyi’yi  bularak, bilerek ve  daha da yükselerek. Tarih bilinçsiz değildir- bunu göstermek için çabalamıştır ve  insanın ona haksızlık etmesi epey yadırganacak bir durumdur ; zira o tarihin bizzat kendisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/iki-sey-uzerine-betimlemeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
