<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog Katalog &#187; Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.blogkatalog.net/category/genel/ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.blogkatalog.net</link>
	<description>Türkiye&#039;nin en iyi bloglarının kesişim noktası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Aug 2010 13:20:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gidenlere dair</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/gidenlere-dair/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/gidenlere-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 13:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/gidenlere-dair/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>eçenlerde yaptığımız duyurulara baktım da Levent&#8217;le ilgili duyurunun biraz &#8220;artist olmaya gidiyor&#8221; havasında olduğunu gördüm. Evet, eğlenceli şeyler yapıyor ama aslen niye gidiyor bizim sevgili Levent Neyse İspanya&#8217;ya:</p>
<p>&#8220;<em>İstanbul Üniversitesi İktisat Teorisinde yüksek lisans yapan Levent Neyse ise Eylül ayından itibaren Granada Üniversitesinde Ampirik İktisat doktorasına başlıyor.Granada Üniversitesi deneysel iktisat laboratuvarı GLOBE&#8217;da bir hayli eğleneceğini düşünüyoruz.</em>&#8221;</p>
<p>İktisadiyat; fena doktora&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>eçenlerde yaptığımız duyurulara baktım da Levent&#8217;le ilgili duyurunun biraz &#8220;artist olmaya gidiyor&#8221; havasında olduğunu gördüm. Evet, eğlenceli şeyler yapıyor ama aslen niye gidiyor bizim sevgili Levent Neyse İspanya&#8217;ya:</p>
<p>&#8220;<em>İstanbul Üniversitesi İktisat Teorisinde yüksek lisans yapan Levent Neyse ise Eylül ayından itibaren Granada Üniversitesinde Ampirik İktisat doktorasına başlıyor.Granada Üniversitesi deneysel iktisat laboratuvarı GLOBE&#8217;da bir hayli eğleneceğini düşünüyoruz.</em>&#8221;</p>
<p>İktisadiyat; fena doktora yapar!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/gidenlere-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayek’in Diktatör Röportajları Sonunda Kullanıldı(!)</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/hayek%e2%80%99in-diktator-roportajlari-sonunda-kullanildi/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/hayek%e2%80%99in-diktator-roportajlari-sonunda-kullanildi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/hayek%e2%80%99in-diktator-roportajlari-sonunda-kullanildi/</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d4325_plagiarism.jpg" alt="" width="220" height="225" /></p>
<p> </p>
<p>İnternette dolanırken, on gün önce Radikal gazetesinde yayınlanmış <em><a title='Original Link: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&#38;ArticleID=1007154&#38;Date=18.07.2010&#38;CategoryID=83'  href="http://www.blogkatalog.net/?N1o2yvBt" target="_blank"><span>“Neo-liberaller ve Darbeler</span></a></em><span>”</span> adında bir yazıya denk geldim. Merak edip yazıya baktığımda Hayek’ten bahsedildiğini gördüm. Üstelik benim İktisadiyat’ta <em><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/2010/03/25/hayekin-diktator-roportajlari/'  href="http://www.blogkatalog.net/?Rp1zru5G" target="_blank"><span>yayınladığım</span></a></em> Hayek çevirilerinden biri ve benim takdim yazım da kullanılmıştı. Ama nasıl?</p>
<p>İlk olarak, benim röportajlara yazdığım takdim yazısında verdiğim bir Hayek alıntısı kullanılmış – hem de aynen benim yaptığım çeviriyle. Ama&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d4325_plagiarism.jpg" alt="" width="220" height="225" /></p>
<p> </p>
<p>İnternette dolanırken, on gün önce Radikal gazetesinde yayınlanmış <em><a title='Original Link: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=1007154&amp;Date=18.07.2010&amp;CategoryID=83'  href="http://www.blogkatalog.net/?N1o2yvBt" target="_blank"><span>“Neo-liberaller ve Darbeler</span></a></em><span>”</span> adında bir yazıya denk geldim. Merak edip yazıya baktığımda Hayek’ten bahsedildiğini gördüm. Üstelik benim İktisadiyat’ta <em><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/2010/03/25/hayekin-diktator-roportajlari/'  href="http://www.blogkatalog.net/?Rp1zru5G" target="_blank"><span>yayınladığım</span></a></em> Hayek çevirilerinden biri ve benim takdim yazım da kullanılmıştı. Ama nasıl?</p>
<p>İlk olarak, benim röportajlara yazdığım takdim yazısında verdiğim bir Hayek alıntısı kullanılmış – hem de aynen benim yaptığım çeviriyle. Ama kaynak olarak başka bir kitap gösterilmiş. Radikal&#8217;de kullanılan cümle şu:</p>
<p><span>Otoriterliği totaliterlik ile karıştırmayın. Latin Amerika’da olan hiçbir totaliter hükümet bilmiyorum. Sadece bir tane vardı, o da Allende yönetimindeki Şili’ydi. Şili şu anda büyük bir başarıdır. Dünya Şili’nin zamanımızın büyük iktisadî mucizelerinden biri olduğunu anlayacaktır. <span>(<em><a title='Original Link: http://marksistarastirmalar.org/pdfs/friedrich_von_hayek_roportaj_takdimyazisi.pdf'  href="http://www.blogkatalog.net/?ipy18Zg9" target="_blank"><span>Burada</span></a></em> ikinci sayfa.)</span></span></p>
<p><span><span><span></span></span></span></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">B</span>u alıntıyı Alan Ebenstein’in Hayek <em><a title='Original Link: http://www.amazon.com/Friedrich-Hayek-Biography-Alan-Ebenstein/dp/0226181502/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1279546817&amp;sr=8-1'  href="http://www.blogkatalog.net/?qhGuU4Ww" target="_blank"><span>biyografisinden</span></a></em> alıntıladım. İngilizcesi şöyle:</p>
<p><span>Don’t confuse totalitarianism with authoritarianism. I don’t know of any totalitarian governments in Latin America. The only one was under Allende. Chile is now a great success. The world shall come to regard the recovery of Chile as one of the great economic miracles of our time.</span> (s. 300)</p>
<p>İki farklı kişinin çevirisinin tamamıyla aynı olması mümkün değil. Oysa Radikal’de yapılan alıntı benim yaptığım çevirinin tamamıyla aynısı. O kadar ki, benim çeviride İngilizce metindeki “the recovery of” ifadesi atlanmışken, Radikal’deki alıntıda da atlanmış!</p>
<p>İkinci olarak, ikinci röportajın benim yaptığım çevirisinden (çeviri biraz değiştirilerek) bir alıntı yapılmış. Cümlenin İngilizcesi şöyle:</p>
<p><span>But a dictatorship can place limits on itself and a dictatorship that deliberately sets limits on itself can be more liberal in its policies than a democratic assembly without limits.</span> (İngilizcesi için <a title='Original Link: http://www.fahayek.org/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=147&amp;Itemid=0'  href="http://www.blogkatalog.net/?WBzPTTsK" target="_blank"><em><span>link</span></em></a>)</p>
<p>Radikal’deki çeviri şöyle:</p>
<p><span>Bir diktatörlük kendini sınırlayabilir ve kendini sınırlayabilen bir diktatörlük izlediği politikalarda sınırları olmayan bir demokratik meclisten çok daha liberal olabilir.</span></p>
<p>Benim çevirim:</p>
<p><span>Ancak bir diktatörlük kendisine sınırlar koyabilir ve bilinçli olarak kendisine sınırlar koyan bir diktatörlük, politikalarında, sınırlı olmayan demokratik bir meclisten daha fazla liberal olabilir.</span> (<em><a title='Original Link: http://marksistarastirmalar.org/pdfs/friedrich_von_hayek_roportaj2.pdf'  href="http://www.blogkatalog.net/?UaoiwPCc" target="_blank"><span>Burada</span></a></em> dördüncü sayfa.)</p>
<p>Tabii, bu son alıntının nereden yapıldığına dair Radikal’deki yazıda tek bir kaynak gösterilmemiş.</p>
<p>Öyle görünüyor ki, Radikal’deki yazının sahibi İktisadiyat sitesindeki yazıları kullanmış, ama bu siteyi kaynak göstermek istememiş. İlk alıntı için başka bir kitap kaynak gösterilerek durum kurtarılmaya çalışılmış, ama ikinci alıntı için böyle bir imkân olmadığından çeviri biraz değiştirilmiş ve hiçbir kaynak verilmemiş.</p>
<p>İnternette yazı yazmanın bir sakıncası da burada. Birileri sizin yazılarınızı kullanır, ama kimse onların size ait olduğunu bilmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/hayek%e2%80%99in-diktator-roportajlari-sonunda-kullanildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 İktisat Bölümleri Kontenjanları</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/2010-iktisat-bolumleri-kontenjanlari/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/2010-iktisat-bolumleri-kontenjanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/2010-iktisat-bolumleri-kontenjanlari/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">A</span>bant İzzet Baysal Üniversitesi: 206&#8242;da sabit</p>
<p>Adıyaman Üniversitesi: 52&#8242;den 114&#8242;e</p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi: 246&#8242;dan 258&#8242;e</p>
<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi: 186&#8242;dan 196&#8242;ya</p>
<p>Ahi Evren Üniversitesi: 104 kişilik yeni bölüm</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi: 103&#8242;te sabit</p>
<p><span></span></p>
<p>Anadolu Üniversitesi: 493&#8242;ten 482&#8242;ye</p>
<p>Ankara Üniversitesi: 82&#8242;den 88&#8242;e</p>
<p>Ardahan Üniversitesi: Yeni açılan İİBF&#8217;ye 308 kişilik kontenjan</p>
<p>Atatürk Üniversitesi: 246&#8242;dan 258&#8242;e</p>
<p>Atılım Üniversitesi: 60&#8242;tan 40&#8242;a</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi: 75&#8242;ten&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">A</span>bant İzzet Baysal Üniversitesi: 206&#8242;da sabit</p>
<p>Adıyaman Üniversitesi: 52&#8242;den 114&#8242;e</p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi: 246&#8242;dan 258&#8242;e</p>
<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi: 186&#8242;dan 196&#8242;ya</p>
<p>Ahi Evren Üniversitesi: 104 kişilik yeni bölüm</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi: 103&#8242;te sabit</p>
<p><span></span></p>
<p>Anadolu Üniversitesi: 493&#8242;ten 482&#8242;ye</p>
<p>Ankara Üniversitesi: 82&#8242;den 88&#8242;e</p>
<p>Ardahan Üniversitesi: Yeni açılan İİBF&#8217;ye 308 kişilik kontenjan</p>
<p>Atatürk Üniversitesi: 246&#8242;dan 258&#8242;e</p>
<p>Atılım Üniversitesi: 60&#8242;tan 40&#8242;a</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi: 75&#8242;ten 78&#8242;e</p>
<p>Balıkesir Üniversitesi: 41&#8242;den 362&#8242;ye</p>
<p>Bartın Üniversitesi:104&#8242;ten 124&#8242;e</p>
<p>Başkent Üniversitesi:70&#8242;ten 60&#8242;a</p>
<p>Baybur Üniversitesi: Yeni açılan 216 kontenjan</p>
<p>Beykent Üniversitesi:122&#8242;den 120&#8242;ye</p>
<p>Bilecik Üniversitesi:226&#8242;dan 236&#8242;ya</p>
<p>Bilkent Üniversitesi:180&#8242;den 130&#8242;a</p>
<p>Bingöl Üniversitesi: 108&#8242;den 0&#8242;a.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi: 108&#8242;de sabit</p>
<p>Bozok Üniversitesi: 124&#8242;ten 134&#8242;e</p>
<p>Celal Bayar Üniversitesi: 308&#8242;de sabit</p>
<p>Cumhuriyet Üniversitesi:144&#8242;ten 164&#8242;e</p>
<p>Çanakkale Üniversitesi: 164&#8242;ten 176&#8242;ya</p>
<p>Çankaya Üniversitesi: 60&#8242;da sabit</p>
<p>Çankırı Karatekin Üniversitesi: 104&#8242;ten 114&#8242;e</p>
<p>Çukurova Üniversitesi: 246&#8242;dan 282&#8242;ye</p>
<p>Dicle Üniversitesi: 41&#8242;den 104&#8242;e</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi: 252&#8242;den 452&#8242;ye</p>
<p>Dumlupınar Üniversitesi: 210&#8242;dan 410&#8242;a</p>
<p>Ege Üniversitesi: 216&#8242;da sabit</p>
<p>Erciyes Üniversitesi: 206&#8242;dan 216&#8242;ya</p>
<p>Erzincan Üniversitesi: 104&#8242;ten 114&#8242;e</p>
<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi:206&#8242;dan 196&#8242;ya</p>
<p>Fatih Üniversitesi:120&#8242;de sabit</p>
<p>Galatasaray Üniversitesi:21&#8242;de sabit</p>
<p>Gazi Üniversitesi:368&#8242;den 328&#8242;e</p>
<p>Gaziantep Üniversitesi:154&#8242;ten 258&#8242;e</p>
<p>Gaziosmanpaşa Üniversitesi: 186&#8242;dan 196&#8242;ya</p>
<p>Gazikent Üniversitesi: Yeni açılan İİBF&#8217;ye 225 kişilik kontenjan</p>
<p>Gediz Üniversitesi: 70&#8242;te sabit</p>
<p>Giresun Üniversitesi: 164&#8242;ten 196&#8242;ya</p>
<p>Gümüşhane Üniversitesi: 154&#8242;ten 164&#8242;e</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi: 205&#8242;te sabit</p>
<p>Harran Üniversitesi: 62&#8242;den 144&#8242;e</p>
<p>Hitit Üniversitesi: 164&#8242;ten 176&#8242;ya</p>
<p>Işık Üniversitesi: 23 kişilik kontenjan (Geçtiğimiz sene İİBF&#8217;ye toplu alım yapılıyordu.)</p>
<p>İnönü Üniversitesi: 82&#8242;den 176&#8242;ya</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi: 80&#8242;den 90&#8242;a</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi: 65&#8242;te sabit</p>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi: 35&#8242;te sabit</p>
<p>İstanbul Üniversitesi: 410&#8242;dan 759&#8242;a</p>
<p>İzmir Ekonomi Üniversitesi: 115&#8242;ten 110&#8242;a</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi: 50&#8242;den 40&#8242;a.</p>
<p>Kafkas Üniversitesi: 144&#8242;ten 154&#8242;e.</p>
<p>Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi: 196&#8242;dan 206&#8242;ya.</p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi: 370&#8242;te sabit.</p>
<p>Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi: 246&#8242;da sabit.</p>
<p>Kırıkkale Üniversitesi: 164&#8242;ten 176&#8242;ya.</p>
<p>Kırklareli Üniversitesi: 52&#8242;den 114&#8242;e.</p>
<p>Kilis 7 Aralık Üniversitesi: 41&#8242;den 114&#8242;e</p>
<p>Kocaeli Üniversitesi: 246&#8242;da sabit.</p>
<p>Koç Üniversitesi: 101&#8242;den 94&#8242;e.</p>
<p>Maltepe Üniversitesi: 62&#8242;den 33&#8242;e.</p>
<p>Marmara Üniversitesi: 442&#8242;de sabit.</p>
<p>Melikşah Üniversitesi: 60 kişilik yeni kontenjan</p>
<p>Mersin Üniversitesi: 72&#8242;den 154&#8242;e.</p>
<p>Muğla Üniversitesi: 246&#8242;da sabit.</p>
<p>Mustafa Kemal Üniversitesi: 124&#8242;ten 134&#8242;e.</p>
<p>Nevşehir Üniversitesi: 144&#8242;ten 154&#8242;e.</p>
<p>Niğde Üniversitesi:103&#8242;te sabit.</p>
<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi: 52&#8242;den 57&#8242;ye.</p>
<p>Ordu Üniversitesi: 164&#8242;ten 176&#8242;ya.</p>
<p>Ortadoğu Teknik Üniversitesi: 108&#8242;de (Kuzey Kıbırs Kampüsü hariç) sabit.</p>
<p>Pamukkale Üniversitesi: 268&#8242;den 382&#8242;ye</p>
<p>Sabancı Üniversitesi: 176&#8242;dan 183&#8242;e (Ekonomi-Siyaset Toplu Kabul)</p>
<p>Sakarya Üniversitesi: 176&#8242;dan 186&#8242;ya</p>
<p>Selçuk Üniversitesi: 246&#8242;da sabit.</p>
<p>Süleyman Demirel Üniversitesi: 246&#8242;da sabit.</p>
<p>Şırnak Üniversitesi: 41&#8242;den 57&#8242;ye.</p>
<p>TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi: 75&#8242;ten 81&#8242;e.</p>
<p>Toros Üniversitesi: Yeni açılan 90 kişilik kontenjan.</p>
<p>Trakya Üniversitesi: 154&#8242;ten 164&#8242;e.</p>
<p>Tunceli Üniversitesi: Yeni açılan 104 kişilik kontenjan.</p>
<p>Turgut Özal Üniversitesi: Yeni açılan 75 kişilik kontenjan.</p>
<p>Uludağ Üniversitesi: 410&#8242;da sabit.</p>
<p>Uşak Üniversitesi: 72&#8242;den 154&#8242;e.</p>
<p>Yaşar Üniversitesi: 50&#8242;den 40&#8242;a.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi: 70&#8242;ten 60&#8242;a.</p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi: 206&#8242;da sabit.</p>
<p>Yüzüncü Yıl Üniversitesi: 124&#8242;ten 134&#8242;e.</p>
<p>Zirve Üniversitesi: 60&#8242;ta sabit.</p>
<p>Zonguldak Karaelmas Üniversitesi: 206&#8242;da sabit.</p>
<p>Toplam kaç ediyor? 16.409!</p>
<p>Geçen sene aynı şekilde hesapladığımda çıkan sonuç kaçtı? 14.090</p>
<p>Peki nedir bu sayılar? 2010 yılı için YÖK&#8217;ün belirlediği üniversitelerin iktisat ve ekonomi bölümü kontenjanları.</p>
<p>Geçen seneki gibi, hemen belirteyim, bu kontenjanlar, Türkiye&#8217;deki bütün  üniversitelerin birinci ya da ikinci öğretimlerinin, Türkçe, İngilizce  ya da Fransızca eğitim yapan &#8220;iktisat&#8221; ya da &#8220;ekonomi&#8221; adlı bölümlerini  içeriyor. Adları iktisat ya da ekonomi olmayan, &#8220;bankacılık ve finans&#8221;,  &#8220;ekonomi ve finans&#8221;, &#8220;maliye&#8221;, &#8220;ekonomi politik ve toplum felsefesi&#8221;,  &#8220;Uluslararası Ticaret&#8221;, &#8220;Uluslararası Finans&#8221;, &#8220;Finans Matematiği&#8221; ya  da  &#8220;İşletme-Ekonomi&#8221; gibi iktisat bölümleriyle hemen hemen aynı  programa sahip bölümlerin kontenjanlarını saymadım. Ayrıca, KKTC ve  Türkiye&#8217;ye kontenjan ayıran diğer bazı komşu ülkelerin üniversitelerini  listeye koymadım. Onları da ekleyince, rahatça 18,000&#8242;e ulaşıyoruz.  İktisatla benzer programlara sahip, yukarda adını saydığım bölümleri de  ekleyince 25,000&#8242;i bile geçiyoruz. Hatta, kontenjan sınırlaması olmayan  Açıköğretim Fakültesi İktisat Bölümü&#8217;nü de eklersek, bu kontenjan toplamı kimbilir kaça  çıkar?</p>
<p>Yukardaki tabloyu geçen sene ile karşılaştırdığımızda ortaya çıkan bir  gerçek daha var. Birçok vakıf üniversitesi her nedense(!)  kontenjanlarını geçen seneye göre indirirken, devlet üniversitelerinin  kontenjanları, hangi rasyonel ile kararlaştırıldıysa arttırılmış.</p>
<p>Yazıyı, geçen sene de sorduğumuz soruyla bitirelim: Türkiye&#8217;nin bu kadar iktisatçıya ihtiyacı var mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/2010-iktisat-bolumleri-kontenjanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktisatçı Severse…</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/iktisatci-severse%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/iktisatci-severse%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/iktisatci-severse%e2%80%a6/</guid>
		<description><![CDATA[<p><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/08/aşk-iktisatçı.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?5sBlNwSW"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1697" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d4325_aşk-iktisatçı-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">B</span>u hafta yazmaya pek zamanım olmadı (Tembelim demenin başka bir yolu). Ancak, sizlerle birşeyler paylaşmam gerektiğinin farkındayım. Yazımın gecikmesini bağışlamanız için sizi eğlendirmesini umduğum bir yazımı paylaşayım dedim sizlerle. Bu hafta bir iktisatçının, sevdiği ve bir türlü kavuşamadığı kadının üç farklı yanını analizini okuyacaksınız. Daha iktisadi meselerle(aslında bu konunun çok iktisadi olduğunu düşünüyorum) ilgili yazı yetiştiremedikçe bu tarz yazılarla karşınızda olacağım.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/08/aşk-iktisatçı.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?5sBlNwSW"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1697" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d4325_aşk-iktisatçı-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">B</span>u hafta yazmaya pek zamanım olmadı (Tembelim demenin başka bir yolu). Ancak, sizlerle birşeyler paylaşmam gerektiğinin farkındayım. Yazımın gecikmesini bağışlamanız için sizi eğlendirmesini umduğum bir yazımı paylaşayım dedim sizlerle. Bu hafta bir iktisatçının, sevdiği ve bir türlü kavuşamadığı kadının üç farklı yanını analizini okuyacaksınız. Daha iktisadi meselerle(aslında bu konunun çok iktisadi olduğunu düşünüyorum) ilgili yazı yetiştiremedikçe bu tarz yazılarla karşınızda olacağım. Buyrun efendim okuyun bir iktisatçının sevdiği kadına nasıl baktığını.</p>
<p><span></span></p>
<p><strong>Soru işaretleriyle aran pekiyi değildir!</strong> Aslında insan yaşamının özü, soru işaretlerine verilebilecek birçok yanıtın olmasında saklı değil midir? Olası birçok yanıttan seçtiğimiz sadece biridir yaşamımızın yeni yönünü tayin eden. Ancak kararsızlar kümesi vardır epeyce bireyin dâhil olduğu ve seçmek onlar, kümeye dâhil olanlar, için acı verici bir hal alabilir bazen. Sen seçemezsin ve birileri sana dayatma ya da akıl verme yoluyla yardım eder. En sonunda kendini istemediğin limanlara yelken açmış bulursun, ama elinden gelen bu yolda ilerlemeye devam etmektir sadece. Aslında bırakmak gibi bir alternatifin de vardır her zaman, ama sen bırakıp bırakmamak arasında gidip gelirken bırakmanın anlamının kalmadığı bir noktada bulursun kendini.</p>
<p><strong>Tebessümün üç boyuttan iki boyuta taşır insanı!</strong> Çizgi film karakterlerine has gülüşündür, dudaklarının kenarındaki içeri göçüş ve gözlerindeki kısılış, belki de albeninin temelinde yatan. Sen gülünce kendimi “Cedric” hisseder ve büyük adamların sorunlarına çocukça çözümler üretebileceğimi hatırlarım. Aslında hayatın iki boyutta tasvir edilebilecek kadar basit olduğunu hatırlatırsın bana bazen. Mesela, “:)” resminin ardında yatan anlam yetebiliyor hayatın dinamiğine anlam veremediğim zamanlarda sığınacak bir liman vazifesi görmeye.</p>
<p><strong>Hislerini aktarmada yetersiz kalabiliyorsun!</strong> İfadenin çok acımasız ve sert durduğunun farkındayım, ama bunu sen de kabulleniyorsun. Bana böyle bir sorunun olup olmadığını sorduğunda sana bazen demiştim ki hala yanıtım aynı. Ancak olaya farklı açılardan da bakmalı: Belki de gizemli olmak daha doğru! Düşünsene, sürpriz yumurtanın içindeki oyuncak bilinseydi cazibesi kalır mıydı? Sen çabucak anlaşılamıyorsun ve karşındaki seni anlamak için çaba sarf etmeye başlıyor. Şayet kadir kıymet bilen biriyse muhatabın, seni anlamak için harcadığı çaba arttıkça değerin artacaktır onun nezdinde. Marx amcanın emek-değer teorisi gibi oldu bir nebze, ne dersin? Bu meseleye klasik iktisadın fayda teorisiyle de yaklaşabiliriz. Muhatabının senden aldığı fayda seni anlamak için harcadığı emekten daha düşükse sana bu durumdan rahatsız olduğunu belirtecek ve seni anlayamıyorum diye atar yapacaktır. Aslında direkt faydadan değil de beklenen faydadan bahsetmek lazım. Çünkü olaya zaman boyutu da girince belirsizlik giriyor ve bu da beklenen değer kavramına geçişi şart kılıyor. Beklenen fayda muhasebesini benim sana karşı tutumumu yorumlamak için kullanalım. Senle birlikte olma ihtimalime 0,1 diyelim. Seni unutup başka bir kadınla ilişkiye başlayabilme ihtimalim de 0,8 olsun. Şimdi, senden alacağım fayda 100 ve başka bir kadından alacağım fayda 10 olduğundan seni beklemeyi seçince elde edeceğim beklenen fayda 100*0,1+0*0,9=10 olacaktır. Oysa diğer kadını seçseydim 10*0,8+0*0,2=8 beklenen faydam olacaktı. 10 büyüktür 8 olduğundan seni beklemek daha rasyonel oluyor. Aynı muhasebeyle senin anlaşılmıyor olmana insanların takındığı tutumu açıklamayı da deneyebiliriz, ama sen zeki biri olduğundan buna gerek görmüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/iktisatci-severse%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemal Tahir ve Keynes</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/kemal-tahir-ve-keynes/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/kemal-tahir-ve-keynes/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:25:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/kemal-tahir-ve-keynes/</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/60de0_13727.jpg" alt="" width="206" height="210" /></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>eçen gün Kemal Tahir’in <em><span><a title='Original Link: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=3644&#38;sa=61507101'  href="http://www.blogkatalog.net/?LfMJ4TIk" target="_blank"><span>“Sosyalizm, Toplum ve Gerçek”</span></a></span></em> adlı kitabını karıştırıyordum. Aslında kitap Kemal Tahir’in Bağlam Yayınları’ndan çıkan ve defterlerinden derlenen <em>Notlar</em> serisine ait. Kitabın bir yerinde Tahir’in Keynes’in <em>Genel Teori</em> kitabından bahsettiğini gördüm. Üstelik kitaptan bir alıntı da vardı. Ancak Tahir&#8217;in ikinci cümlesi ve alıntı düşük cümleli. Şöyle yazmış Tahir (köşeli parantez içindeki sayfa numaraları linkini verdiğim kitaba ait):&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/60de0_13727.jpg" alt="" width="206" height="210" /></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">G</span>eçen gün Kemal Tahir’in <em><span><a title='Original Link: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=3644&amp;sa=61507101'  href="http://www.blogkatalog.net/?LfMJ4TIk" target="_blank"><span>“Sosyalizm, Toplum ve Gerçek”</span></a></span></em> adlı kitabını karıştırıyordum. Aslında kitap Kemal Tahir’in Bağlam Yayınları’ndan çıkan ve defterlerinden derlenen <em>Notlar</em> serisine ait. Kitabın bir yerinde Tahir’in Keynes’in <em>Genel Teori</em> kitabından bahsettiğini gördüm. Üstelik kitaptan bir alıntı da vardı. Ancak Tahir&#8217;in ikinci cümlesi ve alıntı düşük cümleli. Şöyle yazmış Tahir (köşeli parantez içindeki sayfa numaraları linkini verdiğim kitaba ait):</p>
<p><span>Keynes kapitalist ekonomilerin <em>İncil</em>’i sayılan <em>İşgücü, Faiz ve Para’nın Genel Teorisi</em> adlı kitabını 1923-33 buhranı yıllarında yazdı, ki bizim bu yıllarda devletçiliğe sarılmamız (hele liberalizme bir daha dönmemek istediğimiz bir dönemde) rastlantı olmasa gerek…  (Bir dış – İngiliz – öğüdü) bu kitap, çıkmazdan sıyrılmanın tek çaresini, devleti kapitalizm yararına çalıştırmayı salık veriyordu.</span></p>
<p><span>“Devlet yatırımcıları bir çeşit yatırımları sosyalistleştirirken de devletin böylece ödev alanlarını genişletmesi günümüz (hâkim) ekonomik müesseseleri kurtaracak tek yoldur.” (Keynes)</span> [s. 68-9]</p>
<p><span></span></p>
<p>Kitapta Keynes’in isminin geçtiği tek yer burası, o yüzden Tahir’in Keynes hakkında başka bir şey bilip bilmediği belli değil. <em>Genel Teori</em> kitabından Tahir’in bahsettiği yeri buldum, ancak burada yazılanların Tahir’in yazdıklarıyla ilgisi yok. İlgili cümleyi italikle gösterdim (kaynak olarak <em>Genel Teori</em>’nin 1957’de çıkan Macmillan baskısını kullandım):</p>
<p><span>The State will have to exercise a guiding influence on the propensity to consume partly through its scheme of taxation, partly by fixing the rate of interest, and partly, perhaps, in other ways. Furthermore, it seems unlikely that the influence of banking policy on the rate of interest will be sufficient by itself to determine an optimum rate of investment. <em>I conceive, therefore, that a somewhat comprehensive socialisation of investment will prove the only means of securing an approximation to full employment</em>; though this need not exclude all manner of compromises and of devices by which public authority will co-operate with private initiative. But beyond this no obvious case is made out for a system of State Socialism which would embrace most of the economic life of the community.</span> [s. 378]</p>
<p>Tahir’in <em>Genel Teori</em>’yi okuduğunu sanmıyorum. Nitekim yaptığı alıntı doğru değil, sayfa numarası da yok, birilerinden işitmiş olabilir. Keynes metinde yatırımların <em>sosyalistleştirilmesi</em>nden değil, <em>sosyalleştirilmesi</em>nden bahsediyor. Hem, yatırımların sosyalistleştirilmesi ne demek? Kemal Tahir bunu yanlış anlamış.</p>
<p>Kendisinden önceki klasik iktisatçıların aksine, Keynes ücretler, fiyatlar ve faiz oranlarının tam istihdam yaratacak şekilde kendiliğinden değişmediğini ileri sürer. Tam istihdam bunlardaki değişmelerle korunacak türden bir şey değil, bir sonuçtur. Tüketim ve yatırım düzeyi efektif talebi belirler, bu talep de üretim ve dolayısıyla istihdam düzeyini belirler. <em>Genel Teori</em>’de ele alınan konular genel itibariyle bunlar üzerinedir. Bunun yatırımların sosyalleştirilmesiyle ilgisi şöyle:</p>
<p>Keynes’e göre iktisadî ajanlar, geleceğin belirsiz ve geçmişin değiştirilemez olduğu koşullarda iş görürler. Firmalar ve tüketiciler gelecek hakkında iyimser olduklarında, sermaye yatırımlarından beklenen getiri, paranın beklenen getirisinin (yani faiz oranının) üzerine yükselir. Bu da yatırımları, dolayısıyla istihdamı ve çıktıyı arttırır. Ekonomide beklentiler kötümser olduğunda ise, firmalar ve tüketiciler tüketim ve yatırım mallarına harcama yapmak yerine paralarını likit olarak ellerinde tutmayı tercih ederler (gömüleme); bu da işsizliği arttırır. Keynes’e göre bu son durum paranın en likit ekonomik varlık olmasından kaynaklanır.</p>
<p>Bu nedenle, ekonomide yatırımların artmasını ve elde para tutmanın azalmasını sağlayacak koşulları yaratmak için Keynes üç politika önerisinde bulunur: <em>(a)</em> likit varlıkları istihdam yaratacak türden likit olmayan varlıklara yönlendirmek; <em>(b)</em> faizleri düşürerek rantiyeleri ortadan kaldırmak; <em>(c)</em> yatırımların sosyalleştirmek. Bu sonuncusundan kastedilen şey, tam istihdama ulaşmayı sağlayacak düzeyde bir efektif talep yaratmak için marjinal tüketim eğilimi ve yatırım eğilimi arasında vergi ve faiz politikaları yoluyla birtakım ayarlamalar yapmaktır. Tabii, bunu yapacak olan da devlettir.</p>
<p>Keynes bu sosyalleştirmenin devletin üretim araçlarının mülkiyetini üzerine alması anlamına gelmediğini söylüyor:</p>
<p><span>It is not the ownership of the instruments of production which it is important for the State to assume. If the State is able to determine the aggregate amount of resources devoted to augmenting the instruments and the basic rate of reward to those who own them, it will have accomplished all that is necessary. Moreover, the necessary measures of socialisation can be introduced gradually and without a break in the general traditions of society.</span> [s. 378]</p>
<p>Kemal Tahir yatırımların sosyalleştirilmesi kısmını yanlış anlamış, ancak Keynes’in devleti kapitalizm yararına çalıştırmayı salık verdiğini yazarken doğru söylüyor. Nitekim Keynes devletin yetki alanının genişlemesini iktisadî koşulları ve ferdi girişimi korumanın tek yolu olarak gördüğünü yazıyor:</p>
<p><span>(…) therefore, the enlargement of the functions of government, involved in the task of adjusting to one another the propensity to consume and the inducement to invest, would seem to a nineteenth-century publicist or to a contemporary American financier to be a terrific encroachment on individualism. I defend it, on the contrary, both as the only practicable means of avoiding the destruction of existing economic forms in their entirety and as the condition of the successful functioning of individual initiative.</span> [s. 380]</p>
<p>Biz yine Kemal Tahir’den alıntılayarak bitirelim. Bizim gibi memleketlerde sosyalizmin durumu hakkında aynı kitapta şöyle yazmış:</p>
<p><span>Sosyalizmin çıkarlı işlemesi, kurtarıcı olabilmesi, doğulu toplum aydınlarının – devrimcilerinin – kendi memleketlerindeki tarihsel gerçekleri sosyalist bilimi yerlileştirecek, aksiyonda işe yarar teori hâline getirebilecek kadar bilgiye sahip olmaları şartına bağlıdır. Bu şart yoksa, sosyalist olduğunu sanan bir memleket uzun süre uydu olmaktan ve uyduluğun getirdiği büyük maddi ve manevi zararlardan kurtulamaz.</span> [s. 28]</p>
<p>Peki, bizim aydınlarımız ne durumdaymış?</p>
<p><span>Batı’daki aydınlar halktan ayrı bir takım değildir. Genel işbölümünde belli ödevler almış halk insanlarıdır. Bizim aydınlarımıza gelince, aydın olmak bizde halktan ayrılmak, halktan ayrı düşünüp duyan, halkla bütün bağlantılarını koparmış idareci kadrolara katılmak demektir. Bu sebepten bizim aydınlar bir tarikata bağlı insanlar sayılabilir. Bunlara küçük bir gayretle ancak okuma-yazma bilen köylüler bile katılabilir. Kökleri devşirme idareci kadrolar çağına kadar giden bu aydınlar grubuna, Anadolu Türk halklarının – belki de şimdi bile – Osmanlı mülkünün yersiz yurtsuz, hatta köksüz aydın serserileri demek pek de yanlış olmaz.</span> [s. 47]</p>
<p>Şimdilerde bir değişiklik var mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/kemal-tahir-ve-keynes/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makroiktisat Teorisinin Vaziyeti</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/makroiktisat-teorisinin-vaziyeti/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/makroiktisat-teorisinin-vaziyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:25:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/makroiktisat-teorisinin-vaziyeti/</guid>
		<description><![CDATA[<p>abd&#8217;de temsilciler meclisinin bilim ve teknoloji komitesi, gectigimiz gunlerde gunumuz makroiktisat teorisinin politika uretiminindeki rolu hakkinda bilgi almak icin uzmanlardan gorus aldi. bu son krizden sonra alevlenen bir tartismaydi. politikacilar da buna kayitsiz kalmamislar. su siralar zamanim olmadigindan turkce ozet gecme ve yorum yapma imkanim yok. bunu ilerideki bir zamana birakiyor; baglanti vermekle yetiniyorum.</p>
<p>basin bulteni icin <a title='Original Link:&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>abd&#8217;de temsilciler meclisinin bilim ve teknoloji komitesi, gectigimiz gunlerde gunumuz makroiktisat teorisinin politika uretiminindeki rolu hakkinda bilgi almak icin uzmanlardan gorus aldi. bu son krizden sonra alevlenen bir tartismaydi. politikacilar da buna kayitsiz kalmamislar. su siralar zamanim olmadigindan turkce ozet gecme ve yorum yapma imkanim yok. bunu ilerideki bir zamana birakiyor; baglanti vermekle yetiniyorum.</p>
<p>basin bulteni icin <a title='Original Link: http://science.house.gov/press/PRArticle.aspx?NewsID=2887'  href="http://www.blogkatalog.net/?0dEJ7p6R">buraya tiklayin</a>. </p>
<p>oturum bildirgesi, acilis konusmasi ve uzman goruslerinin bulundugu sayfaya ulasmak icin <a title='Original Link: http://science.house.gov/publications/hearings_markups_details.aspx?newsid=2876'  href="http://www.blogkatalog.net/?qk0M0sPV">buraya tiklatin</a>.</p>
<p>bu arada, gecen sene yine is guc sebebiyle zaman bulamayip atlamak zorunda kalmistim. iktisat dunyasinin baba isimleri bu konu uzerinde hararetli bir tartisma yapmisti. haberdar olmayan ilgili okuyucularimiz, o yazilara emrah aydinonat&#8217;in blogundaki <a title='Original Link: http://www.neaydinonat.com/gunluk/?p=1609'  href="http://www.blogkatalog.net/?Kg6nCO9d">su yazidaki</a> baglantilardan ulasabilirler.
<div><img width="1" height="1" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/2d2d1_8183448686600515660-5053215832064872732?l=not-so-dismal-science.blogspot.com" alt="" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/makroiktisat-teorisinin-vaziyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Murat Çokgezen: Bir İktisatçı Gazete Okuyor</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/murat-cokgezen-bir-iktisatci-gazete-okuyor/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/murat-cokgezen-bir-iktisatci-gazete-okuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 16:28:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/murat-cokgezen-bir-iktisatci-gazete-okuyor/</guid>
		<description><![CDATA[<p><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/06/MC.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?bRyvkIXy"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1597" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d0784_MC-300x203.jpg" alt="" width="300" height="203" /></a><br />
Geçtiğimiz Salı günü MNG Kargo&#8217;dan gelen poşeti açtığımda <a title='Original Link: http://www.homoekonomikus.com/'  href="http://www.blogkatalog.net/?E9pcCVBq">Murat Çokgezen</a>&#8216;in son kitabı &#8220;<a title='Original Link: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=476333'  href="http://www.blogkatalog.net/?uK0LXlDl" target="_blank">Bir İktisatçı Gazete Okuyor</a>&#8221; ile karşılaştım. Murat hocam incelikle bana imzalı bir kitabını göndermiş. Kitabı elime aldığımda hem yazarından imzalı bir kitap almanın hem de bu kitabın Murat hocamın kitabı olmasının sevincini yaşadım. Bu siteyi takip edenler <a&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/06/MC.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?bRyvkIXy"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1597" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d0784_MC-300x203.jpg" alt="" width="300" height="203" /></a><br />
Geçtiğimiz Salı günü MNG Kargo&#8217;dan gelen poşeti açtığımda <a title='Original Link: http://www.homoekonomikus.com/'  href="http://www.blogkatalog.net/?E9pcCVBq">Murat Çokgezen</a>&#8216;in son kitabı &#8220;<a title='Original Link: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=476333'  href="http://www.blogkatalog.net/?uK0LXlDl" target="_blank">Bir İktisatçı Gazete Okuyor</a>&#8221; ile karşılaştım. Murat hocam incelikle bana imzalı bir kitabını göndermiş. Kitabı elime aldığımda hem yazarından imzalı bir kitap almanın hem de bu kitabın Murat hocamın kitabı olmasının sevincini yaşadım. Bu siteyi takip edenler <a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/category/roportajlar/'  href="http://www.blogkatalog.net/?2L0MMqDN" target="_blank">Murat Çokgezen&#8217;le röportajımızda</a> da kitabın sinyallerinin verildiğini hatırlayacaklardır.<span></span></p>
<div>Haftanın yoğun gündemi arasında &#8220;Acaba bu hafta bitirebilir miyim?&#8221; diyerek her dakika yanımda taşıdığım kitabı 2 günde bitirmiştim. Gerçi, siz bakmayın 2 gün dediğime. Eğer bitirmek için oturursanız başına 3-4 saatten fazla alması pek de olası değil çünkü bu kitap &#8220;sıkıcı&#8221; iktisat konularına değil bir iktisatçının günlük haberlere bakışına yer veriyor. Her biri 1-2 sayfayı aşmayan yazıları okurken son iki yılın haberlerini de gözden geçirmiş oluyorsunuz. Kitaptaki yazıların büyük çoğunluğu Murat hocanın Kasım 2007 &#8211; Ekim 2009 tarihlerinde CNBC-e Business&#8217;da yayınlanan yazılarından derlenmiş. Kitapla ilgili ayrıca bir yazı yazacağım. Yalnız, ben onunla ilgilenirken siz de kitabı bir yerlerden bulup okumaya bakın derim. Kitabın &#8220;tadı&#8221;yla ilgili fikir vermesi için de kısa bir yazıyı buraya alıyorum:</div>
<div><span>.</span></div>
<div><strong><em>Öngörü Hürriyeti</em></strong></div>
<div><em>Sakarya Üniversitesi&#8217;nde düzenlenen &#8220;Deprem Gerçeği ve Toplumsal Bilinçlenme &#8221; konulu panelde söz alan Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan &#8220;İstanbuléda depremin eşik yılı 2033&#8242;tür. 2040 ile 2050 arası en olası yıldır. En geç de 2075&#8242;te deprem olacak&#8221; demiş.</em></div>
<div><em>Eğer bana &#8220;deprem uzmanları ile ekonomi uzmanlarının ortak noktası nedir?&#8221; diye sorsalar, &#8220;öngörü yapma özgürlüğü&#8221; derdim. Ekonomi uzmanına, örneğin, &#8220;Dolar ne kadar olacak?&#8221; diye sorarlar. Zaten sorunun üç tane olası cevabı vardır: İner, çıkar ya da aynı kalır. Ekonomi uzmanı bunlardan birini söyler. Eğer tahmin tutmazsa bahanesi hazırdır: &#8220;Ben bu tahmini yaparken dikkate aldıklarım dışındaki değişkenlerin sabit olacağını varsaymıştım. Onlar değişti&#8221;</em></div>
<div><em>Deprem uzmanlarının işi ise daha kolay gözüküyor. Öngörü yapmanın hiçbir maliyeti yok. 2075&#8242;te Profesör Ercan&#8217;ı ara ki bulasın.</em></div>
<div><em><span>.</span></em></div>
<div>Ellerinize, kaleminize sağlık hocam. Bir hayli keyifli, iktisatçı olmayanların eğlenerek ve sıkılmadan okuyabileceği, iktisatçıların bakış açısıyla ilgili fazlazıyla sade ama bilgi dolu tespitlerin olduğu bir kitapla buluşturmuşsunuz bizi.</div>
<div><span>.</span></div>
<div>Bu sene yazın geldiğini Serdar Ortaç&#8217;tan değil de sizin kitabınızdan anlamış oldum <img src='http://www.blogkatalog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/murat-cokgezen-bir-iktisatci-gazete-okuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bizden haberler…</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/bizden-haberler%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/bizden-haberler%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 16:27:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/bizden-haberler%e2%80%a6/</guid>
		<description><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">Y</span>azarlarımızın hareketliliği son sürat devam ediyor!</p>
<p>İlk haber Ceyhun Elgin&#8217;den: Kendisi şu an sivil hayata ara vermiş durumda ancak yakın zamanda Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü&#8217;nde yardımcı doçent olarak çalışmalarına devam edecek.</p>
<p>İsveç başvurularıyla yakından tanıdığımız Levent Neyse ise Eylül ayından itibaren davranışsal iktisat çalışmalarına hız vermek için Granada Üniversitesi&#8217;ne gidiyor. <a title='Original Link: http://www.ugr.es/~globe/'  href="http://www.blogkatalog.net/?819hzVG3" target="_blank">GLOBE</a>&#8216;da bir hayli eğleneceğini&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first"><span class="drop-cap">Y</span>azarlarımızın hareketliliği son sürat devam ediyor!</p>
<p>İlk haber Ceyhun Elgin&#8217;den: Kendisi şu an sivil hayata ara vermiş durumda ancak yakın zamanda Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü&#8217;nde yardımcı doçent olarak çalışmalarına devam edecek.</p>
<p>İsveç başvurularıyla yakından tanıdığımız Levent Neyse ise Eylül ayından itibaren davranışsal iktisat çalışmalarına hız vermek için Granada Üniversitesi&#8217;ne gidiyor. <a title='Original Link: http://www.ugr.es/~globe/'  href="http://www.blogkatalog.net/?819hzVG3" target="_blank">GLOBE</a>&#8216;da bir hayli eğleneceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Son olarak, TEPAV&#8217;lı yazarımız Ü. Barış Urhan Eylül ayından itibaren ODTÜ İktisat Bölümü&#8217;nde doktora çalışmalarına başlayacak.</p>
<p>İyi şanslar!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/bizden-haberler%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir iktisatçı gazete okuyor</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/bir-iktisatci-gazete-okuyor/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/bir-iktisatci-gazete-okuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 14:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/bir-iktisatci-gazete-okuyor/</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-501" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/ee5f5_murat_cokgezen-300x208.jpg" alt="murat_cokgezen" width="300" height="208" />Okumaya başladığınız bu kitapta da ‘Böbrek satışı serbest olsa nasıl olur?&#8217;, ‘İçerden Öğrenme (Insider Trading) ya da kumarın yasa dışı olması anlamlı mı?&#8217;, ‘Emniyet kemeri takmak gerçekten emniyetli mi?&#8217;, ‘Kurban Bayramı alternatif bir şekilde kutlanabilir mi?&#8217;, ‘Şaraptan tat alabilmek için şaraptan anlamak gerekiyor mu?&#8217; gibi sorular sorulmaktadır.<br />
Metin içinde, okuyucunun dikkatini çekmek amacıyla, bu sorulara alternatif ve ajitatif cevaplar&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-501" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/ee5f5_murat_cokgezen-300x208.jpg" alt="murat_cokgezen" width="300" height="208" />Okumaya başladığınız bu kitapta da ‘Böbrek satışı serbest olsa nasıl olur?&#8217;, ‘İçerden Öğrenme (Insider Trading) ya da kumarın yasa dışı olması anlamlı mı?&#8217;, ‘Emniyet kemeri takmak gerçekten emniyetli mi?&#8217;, ‘Kurban Bayramı alternatif bir şekilde kutlanabilir mi?&#8217;, ‘Şaraptan tat alabilmek için şaraptan anlamak gerekiyor mu?&#8217; gibi sorular sorulmaktadır.<br />
Metin içinde, okuyucunun dikkatini çekmek amacıyla, bu sorulara alternatif ve ajitatif cevaplar verilmiş olsa da, kitabın yazarı bu sorularının doğru cevaplarını bildiği iddiasında değildir. Sadece ‘işin bir de bu yönü var&#8217; demeyi hedeflemektedir.<br />
Daha önce yine Liberte Yayınları tarafından yayınlanan Homoekonomikus başlıklı kitabımı okuyup beğenmiş iseniz bu kitabı da beğeneceğinizi söyleyebilirim. Aralarındaki tek fark bu kitaptaki yazıların, aylık bir derginin light yazılar bölümü için yazılmaları nedeniyle, öncekine göre daha kısa olması. Kısa yazıların kolay okunmak gibi bir avantajı var ama konunun çok kapsamlı bir tartışmasına olanak vermiyor. O yüzden, derinlemesine bir analiz bekliyorsanız, aradığınız kitap bu değil.</p>
<p><img src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/10162_eRerHuW1tdQ" height="1" width="1" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/bir-iktisatci-gazete-okuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversite Tavlama Kılavuzu</title>
		<link>http://www.blogkatalog.net/genel/universite-tavlama-kilavuzu/</link>
		<comments>http://www.blogkatalog.net/genel/universite-tavlama-kilavuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 14:02:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogkatalog.net/genel/universite-tavlama-kilavuzu/</guid>
		<description><![CDATA[<p> <a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/07/732235141207op61.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?0m5mxERX"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1605" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b31cc_732235141207op61-293x300.jpg" alt="" width="293" height="300" /></a></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">B</span>en niyet mektubuna karşıyım arkadaş! Varlığına ya da gereksinim duyulma nedenine değil, ama yazılış şekline karşıyım.</p>
<p>Neye niyet ediyorsun? Akademik bir kuruma öğrenci olarak kabul edilmeye. Ne güzel! Peki, yaptığın ne? Kendini anlatan bir yazı kaleme almak, neden beni almalısınız formatında. Beni zıvanadan çıkaran husus da tam bu işte… Gece âlemine birilerini (t)avlamak için çıkmış adamların yaptığı gibi&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <a title='Original Link: http://iktisadiyat.com/wp-content/uploads/2010/07/732235141207op61.jpg'  href="http://www.blogkatalog.net/?0m5mxERX"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1605" src="http://www.blogkatalog.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b31cc_732235141207op61-293x300.jpg" alt="" width="293" height="300" /></a></p>
<p class="first"><span class="drop-cap">B</span>en niyet mektubuna karşıyım arkadaş! Varlığına ya da gereksinim duyulma nedenine değil, ama yazılış şekline karşıyım.</p>
<p>Neye niyet ediyorsun? Akademik bir kuruma öğrenci olarak kabul edilmeye. Ne güzel! Peki, yaptığın ne? Kendini anlatan bir yazı kaleme almak, neden beni almalısınız formatında. Beni zıvanadan çıkaran husus da tam bu işte… Gece âlemine birilerini (t)avlamak için çıkmış adamların yaptığı gibi allanıp pullanır öyle çıkarız (t)avlanacak olanın karşısına. Hem fiziksel hem de ruhsal bir allanıp pullanmadır bu. Yani o, âlemlere dalan adam gerçek olandan farklıdır. Zaten gece ilişkilerinin kısa ömürlü olmasının nedeni de bu özden sapma değil midir? Uyandığınızda gecekinden farklı biriyle sabahlarsınız, ama aslında güne merhaba dediğindir gerçek olan. Neyse bu benzetmeyi fazla uzatmadan ana konuya döneyim. Niyet mektupları tek okumayla yazan hakkında kanaate varılan yapılarıyla tek gecelik gönül uğraşlarına benziyorlar. Okuyacak olanı (t)avlamak için allan pullan…</p>
<p><span></span></p>
<p>Niyet mektuplarının iki diğer özelliği de ego ve proustmak(mübalağa derecesinde övgüde bulunmak). En güzel niyet mektubunu en egosantrik adam yazar! Adam dediğin de tevazu olmalı diye öğrettiler bize, sen bırak kendini övmeyi de âlem seni övsün dedi atalar. Oysa bizden beklenen alenen övmek kendimizi: Bana öyle anlat ki kendini, seni kabul edeyim. Tam bu noktada pazarlamacıdır her akademik kariyer yolcusu. Diğer nokta olan proustmaya gelelim. Kendini övmen yetmiyor kurumlara, bir de onları yere göğe sığdıramamak var yapmanı bekledikleri. Kendi egon nirvanada ya onları da çekeceksin beraberinde. Hem kurumu hem de çalışmak istediğin hocayı… Bir övgü bir övgü… “Ben gözümü açtığımda ilk sizin logonuzu gördüm”, “Annem adımı çalışmak istediğim profesörün adı koyacakmış da babam izin vermemiş, dedemin adına koymuş”, “Gerçek bilim sizde yaşıyor” gibisinden aslı astarı olmayan cümlelerle dolu mektuplar.</p>
<p>Benim daha iyi bir alternatif önerim yok, ama durumdan hoşnut değilim. Aslında sadece niyet mektubuna değil tüm öğrenci seçim sürecine karşıyım, ama bu hoşnutsuzluğu sonraki yazılarda dile getireyim. Mektup dediğin bir bilim insanı adayınca yazılıyorsa özgün olmalı, pozitif olmalı ama gerektiğinde normatif de olmalı. Öyle internet ortamında hazır kalıpları olan ve boşlukları aday öğrencilerce doldurulan mektup, mektup değildir; bunu yazan öğrencide de bilim adamlığından zerre nasiplenmişlik yoktur. Belki sert oldu biraz, ama aşırı bir hoşnutsuzluğun neticesi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogkatalog.net/genel/universite-tavlama-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
