Kişisel

SOSYAL MEDYA İŞİNİZE NASIL BİR KATKI YAPAR?

Fotoğraf birgerking

İşinizi geliştirmede en büyük desteklerinizden biri artık internet, bunu biliyorsunuz. Blog yazmak, sosyal medya gibi kavramlar herkesin hayatında. Ancak bu konularda kafalardaki soru işaretleri çok fazla. Bir çok blog yazarı sosyal medya ile ilgili yazılar yazıyor. Ben de kendi tecrübelerimden yola çıkarak böyle bir rehber oluşturayım ve blogda sürekli dursun istiyorum.

“Internette Olmama Gerek Yok” Mu?!!

Fotoğraf Lida Rose

Bugünkü konum ve röportaj sorum “Benim internette olmama gerek yok, işler böyle iyi yürüyor, ekstra iş çıkartmayın başıma” diyenler için :) Bir önceki yazıda online – offline diye bir ayrım yok aslında, herşey pazarlamamızın, iletişimimizin bir parçası demiştik. Bunun üzerine halen kafasında şüphe…

Markamızı Oluştururken Online-Offline Ayrımı

Fotoğraf tartanpodcast

Bir önceki yazıda paylaşmaya başladığım Filipe Carrera röportajının ikinci sorusu da hazır. Kendi işimizi yaparken kimliğimizi, yani kişisel markamızı oluşturma konusunda interneti ve gerçek hayatı dengelemek üzerine sordum.

Soru 2: Genelde şöyle düşünüyoruz: Ya sürekli internette olmalı, ya da sürekli offline kalmalıyız. Şu anda internette sosyal iş ağları var,

Gelsin 2011, Bildiği Gibi Gelsin!

Fikir Atölyesi’nde her sene sonunda yaptığımız ufak bir oyunumuz var. Bir tarafından katıldıysanız, önceki senelerde yazdıklarınıza bir bakın [2007, 2008, 2009, 2010].

Yok, daha önce bir şeyler karalamadıysanız da, bu sefer katılın! Bir sene sonra sonra dönüp onları okumak…

Fikir Atölyesi Beş’ini Bitiriyor!

İlk yazıdan bu yana beş sene geçmiş!

Atölye’den çıkan 250 yazıya, yaptığınız 11.923 yorumla can vermişsiniz. Altıncı seneye giriyorsak bunun tek nedeni sizsiniz!

Yazıyorum da ne oluyor?‘u kaleme alırken neler aklımdan geçtiyse, onlar bugün de aynen geçerli:

Hissettiklerimin aşka dönüşmesi gibi bir şey.
Acıtıyor bazen…
Özellikle kendimle yüzleştiğim anlarda.

Çok okutup, bol araştırma yaptırıyor.
Gözlerim şişiyor,

İyi Olanlar Kaybederken, Sen Kazanıyorsun!

Dün ağladığına,
Bugün gülüyor,
Bugün baş tacı yaptığına,
Yarın köpek çekiyorsun.

Yanması gereken senin canınken,
Sen, sevenlerin canını yakıyorsun.

Acıyla beslensen de,
Üzemiyor işte kimse seni.

Hayatı o denli hafife alıyorsun ki,
İmreniyorlar bile içten içe.

Sonra ne tuhaf ki,
Üzdüklerin sana daha bir bağlanıyor.
Seninse…

Erdil Yaşaroğlu’ndan Fikir Atölyesi okurlarına yeni yıl kıyağı!

Tüm dünya sizin ağzınızdan çıkmış bir gerçeği öğrenecek olsa, ne olurdu haykırışınız?

İşte bu fikirden yola çıkıp, sevgili Erdil Yaşaroğlu’ndan bir ricada bulundum, o da kırmadı sağolsun. Bu yeni yıl kıyağı ondan size :)

Siz Facebook’daki Fikir Atölyesi sayfamızda dile getirmek istediğiniz bir gerçeğinizi

Hayatın Bekleme Odasında Uyurken, Yaşadığını Düşünmek!

Tüm Zamanların En İyi 250 Filmi listemize 227.ci sıradan giren, Richard Linklater’ın yazıp yönettiği, 2001 yapımı bir film var: Waking Life (Hayata Uyanmak).

Hani şu retoskop (gerçek oyuncularla çekip, sonradan her kareye ayrı animasyon yapma) tekniği ile ortaya çıkan ve “Dream is destiny!” (Rüya…

Aşağılanma pahasına, yok edebilir misin eskileri?

Vermediğini bile bile istemek,
Almadığını bile bile vermek.

Reddedeceğini bile bile sormak,
İstemediğini bile bile kalmak…

Gururu bir kenara atıp,
Diğerlerinin sana yakıştırmadığı…

Kendini ‘değersiz’ hissetme pahasına,
Olabilir misin öteki?

Geçmişini söylemeden şu anki halinle tanışmak,
Bugünkü sen’i tanımak için…

Yazarı sen olsan da,
Unutabilir misin geride kalan zafer hikayelerini?

Yenilere yer açmak…

Erdil Yaşaroğlu ve Sosyal Medya!

Dün Webrazzi Summit‘te, Erdil Yaşaroğlu ve Arda Kutsal ile “Nasıl Oluyor da Oluyor…?” isimli bir sohbetimiz oldu. İzleyenler ne düşündü merak ediyorum ancak biz epey keyifli anlar yaşadık.

Erdil Yaşaroğlu gerçekten kendisiye son derece barışık, samimi ve zeki bir adam. Her soruya içtenlikle cevaplar verdi, espriler yaptı ve tahmin ediyorum…